Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/693 E. 2006/4330 K. 23.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/693
KARAR NO : 2006/4330
KARAR TARİHİ : 23.03.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulü kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalılar hakkında ayrı ayrı açtığı ve birleştirilen dava dilekçelerinde, davalıların vekili olarak görev yaptığını, davalıların haklı sebep olmaksızın kendisini azlettiklerini ve vekalet ücretini ödemediklerini ileri sürerek toplam 1.900.011.840 TL’nin faiziyle birlikte davalı … …’dan tahsiline, toplam 1.559.550.104 TL’nin de faiziyle birlikte davalı … Ltd.Şti’den tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece verilen kısa kararda; “Davanın kısmen kabulüne, 1.893.22 YTL’nin 1.546.08 YTL’sinin dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine” denildiği halde, sonradan yazılan gerekçeli kararda; “Davanın kısmen kabulüne, 1.893.22 YTL’nin 1.546.08 YTL’sinin dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalı … …’dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine, 2)birleşik 2002/11 esas sayılı davasının kısmen kabulü ile 1.837.84 YTL alacağın 1.486.93 YTL’sine dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalı … Petrol Ltd.Şti’den tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine”….şeklinde hüküm kurulmak suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. HUMK.nun 382-388 ve 389 maddeleri gereğince kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine uygun olması zorunludur. Kararların farklı ve çelişkili olması mahkemelere olan … ilkesini zedeler.
Bu durumda, 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas ve 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi, mahkemece, kısa karar ile bağlı kalınmaksızın, ancak, kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilebilmesi için usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerekir.
2-Bozma şekil ve sebebine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle, davalıların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.