Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/7008 E. 2006/9737 K. 15.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7008
KARAR NO : 2006/9737
KARAR TARİHİ : 15.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, dava dışı şahsa kefil olması nedeniyle davalı banka tarafından yapılan icra takibi sonucu kendisinden kefalet limitinin üzerinde tahsilat yapıldığını, 2004/118 esas sayılı dava dosyası ile açtığı dava sonunda 300.342.465. TL borçlu bulunduğu ve 2.338.118.073 TL fazla ödemesinin olduğunun tespit edilerek bu miktarın ıslah tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verildiğini, ancak önceki davanın dava tarihi ile ıslah tarihi arasındaki dönem için işleyen faiz hakkında karar verilmemiş olduğunu ileri sürerek 28.9.2001 ile 14.5.2004 tarihleri arasında asıl alacağına işleyen faiz miktarı olan 2.683.964.704 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, önceki davada fazla hakların saklı tutulmadığını, fazlaya ilişkin haklarından zımnen feragat etmiş olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 2.683.96 YTL’nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, eldeki davadan önce 28.9.2001 tarihinde açtığı davada, borçlu olmadığının tespitine ve fazla ödemenin istirdadına karar verilmesini istemiş, 14.5.2004 tarihinde verdiği dilekçede kendisine ödenmesi gereken miktara yasal faiz yürütülmesini talep etmiştir. Mahkemece bu talep ıslah dilekçesi olarak kabul edilmek suretiyle davacının borçlu olduğu miktar belirlendikten sonra fazla tahsil edilen 2.338.118.073 TL’nin ıslah tarihi olan 14.5.2004 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı yan bu kararı temyiz talebinden vazgeçmiş, davalının temyizi üzerine karar Dairemizce onanarak kesinleşmiştir. Kesinleşen bu karar ile davacının ıslah tarihinden önceki döneme ilişkin olan faiz talebi reddedilmiş olup davacı yanca bu yönden karar temyiz edilmediğinden davacı aleyhine kesin hüküm oluşmuştur. Kesin hükmün varlığına rağmen reddedilen faiz alacağının sonradan açılan eldeki dava ile istenmesi mümkün değildir. Kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu yönün göz ardı edilerek davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunun kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.