Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/7530 E. 2006/9681 K. 15.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7530
KARAR NO : 2006/9681
KARAR TARİHİ : 15.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalının Orman İşletme Müdürlüğünden ihale ile satın aldığı kestane ağaçlarını 5.770,-YTL ödeyerek davalıdan satın aldığını, bu ağaçları 3.şahıslara satabilmesi için davalının kendisine 27.10.2005 tarihli vekaletnameyi verdiğini, ancak 29.11.2005 tarihinde satış yapamadan azlettiğini, kendisini kandırdığı için davalıyı savcılığa şikayet ettiğini ileri sürerek ödediği 5.770,-YTL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya kendisine vekaleten ağaçları satması için vekaletname verdiğini ağaçları davacıya satmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,vekaletnamenin yazılı delil başlangıcı olması nedeniyle tanık beyanlarına dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davalının kesip satmak için ihale ile satın aldığı kestane ağaçlarını, bedelini ödeyerek davalıdan satın aldığını,satış sözleşmesi yerine kendisine vekaletname verdiğini ancak satışı yapamadan azlettiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.Davalı satım akdini inkar etmiştir.Bu durumda davacının iddiasını yasal delillerle ispatlaması gerekmektedir.HUMK 288 maddesi uyarınca bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar ve değerleri 40.000.000 TL’yi geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. HUMK 292.maddesinin 1.fıkrasına göre ise senetle ispatı gereken bir hukuki işlem, bunun hakkında yazılı bir delil başlangıcı varsa tanıkla ispat edilebilir denmekte ve aynı maddenin 2.fıkrasında da yazılı delil başlangıcı olan belgeler tarif edilmektedir.

Davacının iddiasında belirttiği vekaletname incelendiğinde, davacıya bir işin vekaleten yapılabilmesi için verilen yetki dışında iddia olunan olayın vukuuna delalet eden herhangi bir husus içermediği anlaşılmaktadır. Buna göre bu belgenin yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilip tanık dinlenmesi doğru değildir. Bu nedenle tanık beyanlarına dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması yanlıştır. Toplanan delillerden davacının davasını ispat edemediği anlaşılmaktadır. Ne var ki davacı, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmış bulunduğundan davacıya yemin hakkı hatırlatılmalı sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen yönü gözetmeksizin vekaletnameyi yazılı delil kabul etmek suretiyle hüküm kurmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.