Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/7875 E. 2006/10210 K. 20.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7875
KARAR NO : 2006/10210
KARAR TARİHİ : 20.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava miktarı itibariyle duruşmaya tabii olmadığından bu isteğin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıya 24.000.000.000 TL bedelle bir taşınmaz sattığını, satış bedelini USD’ye çevirdiklerini, 17.000 USD tuttuğunu, 1.000 USD’nin sözleşme sırasında kapora olarak ödendiğini, tapuda devir işleminden sonra da davalının 14.500 USD ödediğini, bakiye 2.500 USD alacağını tahsil edemediğini, giriştiği icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline % 40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanının reddini dilemiştir.
Mahkemece, satışın USD üzerinden yapıldığı gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle 3.475 YTL üzerinden itirazın iptaline % 40 tazminatın tahsiline kararverilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, bu davasında 24.000.000.000 TL olan satış bedelinin 17.000 USD’ye çevrildiğini, bakiye 2.500 USD’nin ödenmediğinden bahisle talepte bulunmuş, davalı ise satış bedelinin TL üzerinden kararlaştırıldığını, tapuda devir işleminin 2 ay geç yapıldığını o nedenle ödemenin de geç yapıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Davada dayanılıp taraflarca imzalanan 3.5.2003 tarihli sözleşmede taşınmaz satış bedelinin 24.000.000.000 TL olduğu belirtilmiş olup, USD’ye çevrildiğine ilişkin herhangi bir ibare bulunmamaktadır. 26.6.2003 tarihli akit tablosunun incelenmesinden de davacının satış bedelinin tamamını aldığı anlaşılmaktadır.

Davacı, davalıdan bakiye 2.500 USD alacaklı olduğuna ilişkin iddiasını HUMK 288 maddesi kapsamında yasal delillerle ispat etmiş değildir. HUMK 289 maddesi hükmünde açıklandığı şekilde, davalının açıkca muvafakatı bulunmadığı için olayda miktar itibariyle tanık dinlenilemez ve dinlenen tanıkların beyanlarına itibar edilemez. Toplanan delillerden davacının iddiasını ispat edemediği anlaşılmaktadır. Ne varki davacı dava dilekçesinde “vs” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış bulunduğundan, kendisine yemin hakkı hatırlatılmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu hususun gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.