Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/82 E. 2006/4947 K. 03.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/82
KARAR NO : 2006/4947
KARAR TARİHİ : 03.04.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalı yüklenicinin aralarında düzenlenen 1.11.1995 tarihli ek sözleşmenin C/5.maddesinde öngörülen bağımsız bölümlerin elektrik ve su tesisatını yapmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin ve 1.11.1995 tarihli sözleşmeden doğan dava hakları saklı tutulmak kaydı ile elektrik ve su tesisatı masraflarının bedelinin tesbitini, bu bedelin BK’nun 97.maddesinin tatbikini sağlamak için davalıdan tahisilini istemiş, 4.6.2002 tarihli ıslah dilekçesi ile fazlası saklı kalmak üzere 4.035.210.000 TL’nın tahsilini talep etmiş, birleşen davada ise 4.035.210.000 TL’nın ilk dava tarihi olan 14.2.2001 tarihinden itibaren işlemiş olan reeskont faizinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, asıl ve birleşen davada, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece asıl davada 4.035 YTL’nın 14.2.2001 tarihinden itibaren reeskont faiz oranları ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davada da davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı birleşen davada, asıl davadaki talebi olan 4.035.210.000 TL’nın asıl dava tarihiden itibaren işlemiş olan reeskont faiz tutarının tahsilini istemiştir. Mahkemece asıl davadaki miktarın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile tahsiline hükmedildiği gibi, birleşen davanında kabulüne karar verilmiştir.
Asıl davada dava tarihinden itibaren reeskont faizine hükmedildiğine göre, artık birleşen davadaki reeskont faiz tutarına hükmedilemez. Zira davalının birleşen davadaki talebi asıl davada hüküm altına alınmış olup, asıl davada hükmedilen miktara dava tarihinden itibaren reeskont faizine hükmedildikten sonra birleşen davanın kabulü davalının mükerrer şekilde faiz ödemesine yol açacak niteliktedir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilmeksizin, davalının mükerrer şekilde faiz ödemesine yol açacak şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3-Mahkemece kararında aslolan hüküm kısmı olup, hüküm kısmında hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde taraflara tanınan hak ve yükümlülüklerin gösterilmesi zorunludur. Mahkemece her ne kadar gerekçe kısmında birleşen davadan dolayı davacının talep edebileceği miktar dönemler itibariyle hesaplanmış ise de hüküm kısmında birleşen dava nedeniyle davacının talep edebileceği miktar gösterilmemiştir. Bu husus ise ileride kararın infazında tereddüt yaratacak mahiyette olup, az yukarıda açıklanan ilkeyede aykırıdır. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde hüküm tesis etmesi kabul şekli bakımından da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentler uyarınca temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 3.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.