YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8504
KARAR NO : 2006/12919
KARAR TARİHİ : 03.10.2006
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 7.07.2000 tarihli devre tatil sözleşmesi imzaladıklarını, ekonomik ve ailevi sebeplerle sözleşmeden caymak istediğini,davalının cayma bildirim belgesi vermediğini, senetleri icraya koyduğunu,haksız şartlar içeren sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldığını, tatil hakkını kullanmadığını, sözleşmenin MK. Ve BK. hükümlerine göre geçersiz olduğu gibi, 4077 sayılı kanuna göre kapıdan satış hükümlerine uyulmadığını bildirip, sözleşmenin iptaline, ödediği 500 doların tahsiline, ödenmeyen senetlerin ve başlatılan icra takibinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, … A.Ş. satışın kapıdan satış olmadığını, esasen cayma bildirim belgesinin verildiğini, davacı taleplerinin haksız ve yersiz olduğunu bildirip davanın reddini savunmuş,diğer davalı senetleri ciro yolu ile devraldıklarını ,diğer davalıya karşı ileri sürülebilecek defilerin kendilerine karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 07.07.2000 tarihli devre tatil sözleşmesinin kapıdan satış sözleşmesi olarak düzenlendiği, cayma belgesi verilmediği MK. ve BK.nu hükümlerine aykırı olduğundan davacı tarafından iptali talebiyle bu dava açılmıştır. Davalılar, davacı iddialarının doğru olmadığını savunmuştur. Davalı tarafından ibraz edilen sözleşmenin 07.07.2000 tarihinde düzenlendiği sözleşmenin düzenlendiği yer konusunda sözleşmede bir açıklık bulunmadığı, ancak sözleşmenin ikinci sayfasının arkasında imzalı bulunan, “madde 5. cayma hakkı” başlıklı ve aynı sayfadaki 6. ve 7. madde başlıklı düzenlemelerden, davalının sözleşmenin ikinci sayfasının arkasında cayma belgesi düzenlediği, bundan da sözleşmenin kapıdan satış şeklinde düzenlendiği ve davacı iddiasının doğrulandığı anlaşılmaktadır. Zira satış, kapıdan satış olmasa idi davalı satıcının cayma belgesi düzenlenmesine gerek yoktu. Satıcının cayma belgesi düzenleme ihtiyacını duyması, satışın kapıdan satış olduğunu gösterir. Bu hususu davalı satıcının bilmediği de söylenemez. Ancak düzenlenen cayma belgesi 4077 sayılı yasanın 9. maddesi ile yasaya dayanılarak çıkarılan yönetmelik hükümlerine de uygun değildir. Cayma belgesi sözleşmenin ikinci sayfasının arkasına ve sözleşme metnine ilave edilmek suretiyle düzenlendiğinden geçersizdir. Öyle olunca kapıdan satış şeklinde düzenlenen ve henüz davacı alıcının tatil hakkını kullanmadığı sözleşmeden, yasaya uygun cayma belgesi verilmediğinden davacı her zaman için dönebilirler. Mahkemece bu nedenlerle davalı … A.Ş. hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 03.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.