Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/8644 E. 2006/13264 K. 09.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8644
KARAR NO : 2006/13264
KARAR TARİHİ : 09.10.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, davalının vekiliğini üstlendiğini, davalı adına … mahkemesinde açtığı davayı başarıyla yürütüp sonuçlandırdığını, ayrıca davalı adına yıllık izin ücreti alacağı içinde dava açtığını, ancak davalının kendisini haksız olarak azlettiğini ileri sürerek toplam 6.317.94 YTL vekalet ücretinin faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davacıyla %10 üzerinden anlaştıklarını davacı avukatın avukatlık mesleğine aykırı davrandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacının davalıca talep edilen bilgi ve belgeleri göstermediği davanın seyri hakkında sözlü yada yazılı açıklamada bulunmadığı ve bu nedenle azlin haksız olduğu … mahkemesindeki davada davalı konumda bulunan dava dışı şahsın henüz parayı da ödemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, davalı vekili olarak 26.2.2004 tarihinde yıllık izin alacağı için davalı adına dava açtığı, yargılama aşamasında davacının azledilmesi sonucu davayı dava dışı başka bir avukatın sonuçlandırdığı , yine davacının davalı vekili olarak 26.11.2002 tarihinde dava dışı şahıs aleyhine dava açtığı , 19.10.2004 tarihli kararla davanın kabulüne karar verildiği ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği ve davacının ilamı icraya koyduğu ve icra takibi devam ederken azledildiği anlaşılmakla olup, bu hususlar tarafların ve mahkemeninde kabulündedir. Uyuşmazlık davalının davacıyı azletmesinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, davacının vekalet ücretinin hak kazanıp kazanmadığı hususundadır. Hemen belirtmek gerekirki, davalı davacıyı azlettiği ihtarnamede azil için herhangi bir sebep bildirmemiş, davaya cevap verirkende davacı avukatın avukatlık mesleğine aykırı davranak kendisini mağdur ettiğini belirterek soyut iddiada bulunmuştur. Dinlenen davalı tanıklarıda ilk beyanlarında azlin haklı olduğuna dair bir beyanda bulunmamışlardır. Tanıkların mahkemece talep olmaksızın ikinci kez dinlenmeleri sonrasında tanıkların beyanlarına istinaden mahkemece davacının davalıya bilgi ve belge vermediği , sözlü yada yazılı açıklamada bulunulmadığı kanaatine varılmıştır. Oysaki davalının davacıyı azlederken ve davaya verdiği cevapta kendisine bilgi ve belge verilmediği , sözlü yada yazılı açıklamada bulunulmadığına dair bir savunması ve iddiası olmamıştır. Öte yandan davacının davalı adına takip ettiği … mahkemesindeki davayı başarıyla takip ederek sonuçlandırmasından ve kararın kesinleşip ilamın icraya konulmasından sonra davacının azledildiğide sabittir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinden davalının, vekalet ücretini vermemek için davacıyı haksız olarak azlettiğinin kabulü zorunludur. Avukatlık yasası uyarıncada davacı avukat haksız olarak azledildiği içinde ücretin tanımına hak kazanır. Davalının … mahkemesininin kararları sonucu ilama dayalı alacaklarının çalıştığı kurumdan henüz almamasınında sonuca etkisi bulunmamaktadır. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek işin esasına girilip, davacının alacağı belirlendikten sonra hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdr. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle ; temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 9.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.