Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/8857 E. 2006/12786 K. 28.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8857
KARAR NO : 2006/12786
KARAR TARİHİ : 28.09.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı ,davalıların murislerinin işyeri elektrik abonesi olduğunu ve tüketim borcunun ödenmemesi nedeniyle ,başlattığı icra takibine yöneltilen itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece ,davanın kısmen kabulü ile takibin 14.337,99 YTL asıl alacak üzerinden devamına ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İ.İ.K.nun 67 … maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yeterlidir. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir.İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz … … ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı; alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın … miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece davacının bu istemi hakkında reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın hüküm fıkrasının takibin devamına ve icra inkar tazminatının reddine ilişkin cümlelerin silinerek yerine ”İtirazın iptaline takibin devamına,takibe konu asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline” cümlesi yazılarak düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.