YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/909
KARAR NO : 2006/5160
KARAR TARİHİ : 06.04.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların murisi ile aralarında avukatlık ücret sözleşmesi düzenlendiğini, murise ait iki ayrı icra dosyasını takip ettiğini, sözleşmesiz olarak başka taşınmazların ihalesine katılıp diğer işlerin takibinde emek ve mesai harcadığını murisin, ölümünden sonra alacağının ödenmediğini ileri sürerek vekalet ücreti alacağı olarak şimdilik 3.000.000.000 TL’nin faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah edilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalılar hükmü davacının temyizinden sonra temyize cevap dilekçesi ile temyiz etmişlerdir. Temyiz dilekçesi 20.12.2005 tarihinde tebliğ edilmiş, 2.1.2006 tarihinde temyiz dilekçesi verilmiştir. HUMK’nun 433/2 maddesi uyarınca 10 günlük süre geçtikten sonra verilen davalıların temyiz dilekçesinin reddi gerekir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3-Davacı, bu davada davalıların murisi ile aralarında düzenlenen 29.7.2002 tarihli ücret sözleşmeleri uyarınca takip ettiği icra dosyalarından doğan alacağını ve sözleşmesiz yaptığı işlerin karşılığını istemiştir. Öte yandan davacının davalıların murisinin ortağı olduğu şirketinde avukatlığını yaptığı, şirketin açtığı davalardan doğan vekalet ücreti alacaklarını, ayrıca icra takiplerine koymak suretiyle tahsil ettiği dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Davalılar diğer icra takiplerinde ödeme yapmışsa ödenen paranın dava konusu vekalet ücreti sözleşmeleri karşılığında ödenen para olduğunu ispat edememiştir. Mahkemece belirlenen davacı alacağından 5.663.625.000 TL mahsup edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birici bent gereğince davalıların temyiz dilekçelerinin reddine, ikinci bent uyarınca davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 6.4.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.