Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2006/9588 E. 2006/13941 K. 30.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9588
KARAR NO : 2006/13941
KARAR TARİHİ : 30.10.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, davalıya 15.11.2001 tarihli dekont ile borç para gönderdiğini ancak iade edilmediğini yapılan takibe de haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile % 40 icra-inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kendisine olan borcunu bu havale ile ödediğini, davacının aksini yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı davasını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya kuracağı … için borç para verdiğini ileri sürmüş, ödünç hukuki ilişkisine dayanak olarak da , 15.11.2001 tarihli 7.448 YTL. bedelli dekont ile davalının Cumhuriyet savcılığı huzurundaki ifadesine dayanmıştır. Göndericisi davacı, alıcısı davalı olan dekontta herhangi bir meşruhatın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı ise, borcunun bulunmadığını, Savcılık huzurundaki ifadesinin borç ilişkisini kanıtlayacak nitelikte bulunmadığını, kayıtsız şartsız borç ikrarı olmadığını savunmuştur. Davalının şartlı tehdit ve hakaret suçundan davacı aleyhine yaptığı şikayet ile … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2002/312 sayılı evrakı ile yapılan tahkikat sırasında, davalı …’un Cumhuriyet Savcılığı huzurundaki 19.3.2002 tarihli ifadesinde; “…’dan bir miktar borç para almıştım. Ancak parayı dolandırıcılara kaptırdığım için kendisine iade edemedim. Bu nedenle tehdit edildim “ şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Gönderilen havale tarihi ile ifade tarihi de gözetildiğinde, davalının Savcılık huzurdaki ifadesinin borç ikrarı niteliğinde sayılması gerekir. Buna göre davalı borç
aldığını kabul ettiğine göre, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA,peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.