YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10577
KARAR NO : 2007/15278
KARAR TARİHİ : 13.12.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava konusu tapulu taşınmazı tapu harici düzenlenen satış sözleşmesi ile 15.5.1975 tarihinde davalıdan satın alınarak bedelinin ödendiğini ancak tapuyu alamadığını ,taşınmazın üçüncü kişi adına tapusunun verildiğini öğrendiğini bildirerek taşınmazın rayiç değerinin tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının zilyetliği devralmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava konusu taşınmazın 58 parsel sayılı olup dava dışı kişi adına tapulu olduğu,taşınmazın halen boş arsa olarak bulunduğu hususları taraflar arasında ihtilaflı değildir.Davacı burayı boş arsa olarak satın aldığını ve inşaat yapmayı düşündüğünü,ancak aradan geçen zamana rağmen tapusunun verilmemesi nedeniyle inşaatı yapamadığını, zilyetliğin ise satış sözleşmesi ile beraber kendisine devredildiğini bildirerek taşınmazın rayiç değerinin tahsilini talep etmiştir. Mahkemece taşınmazın zilyetliğinin devredilmemesi ve taşınmazın boş arasa olarak durması gerekçe gösterilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasında harici olarak düzenlenen 15.5.1975 tarihli satış sözleşmesinde satış bedeli olan 75000 Tl nin nakten ve peşinen ödendiği,taşınmazın zilyetliğinin davacıya teslim edildiği açıkça yazılıdır. Davacı ve tanıkların beyanına göre tapunun verilmemesi nedeniyle inşaata başlanamadığı için taşınmazın boş olarak durduğu
2007/10577-15278
ifade edilmiştir.Davacının taşınmaza zilyet olmadığı davalı tarafça ispat edilememiştir. Tapulu taşınmazların haricen satışı M.K. 704., B.K. 213 ve T.K. 26. maddelerine göre geçersiz olup, geçersiz satışlarda herkes aldığını iade ile mükelleftir. Burada sözkonusu olan zamanaşımı satış bedelinin iadesi taahhüdünden kaynaklandığından Borçlar Kanunu 125. maddesine göre 10 yıldır (1936/31 esas, 1939/47 karar sayılı ve 7.6.1939 tarihli Yargıtay Tevhidi İçtihadı Kararı) Davacının zilyetliği sürdüğü sürece alacak muaccel olmadığından zamanaşımı süresi işlemeye başlamaz. Davacının zilyetliğinin halen devam etmediği davalı tarafça ispat edilemediğine göre zamanaşımı henüz işlemeye başlamamıştır. Açıklanan bu yönler gözetilerek işin esasına girilerek davacının ödediği bedelin ödendiği tarihten itibaren dava tarihine kadar ulaştığı miktar denkleştirici adalet ilkelerine göre hesaplanarak davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.