YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10637
KARAR NO : 2008/4063
KARAR TARİHİ : 24.03.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı avukat, davalının sahibi olduğu gazinoların … hukukundan ve diğer işlerden kaynaklanan ihtilaflarında hukuk danışmanlığını yaptığını ve aylık olarak belirlenen danışmanlık ücretinin ödendiğini, ancak takip ettiği dava ve icra takipleri için vekalet ücretinin ödenmediğini, yine davalının gayrimenkul ve inşaat işleri ile ilgili olarak da, ayrıca danışmanlık hizmeti verdiğini dava ve icra dosyalarını takip ettiğini ve ücretinin ödenmediğini , 1.4.2003 tarihinde de haksız olarak azledildiğini ileri sürerek, danışmanlık ve vekalet ücreti alacağı olarak fazla hakları saklı kalarak, toplam 25.000 YTL.nin faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacı avukat ile tüm hukuki hizmetlerinin karşılığı olarak sözlü olarak sabit aylık ücretli sözleşme yapıldığını ve aylık ücretlerinin ödendiğini, yapılan azlin de haklı olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 23.648 YTL. vekalet ücreti alacağının yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının 2007/10637-2008/4063
aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı avukata verilen 24.10.1996 tarihli vekalet ile davalı pek çok dava dosyası ve icra takiplerinde hukuki hizmet verdiği ve 1.4.2003 tarihinde de vekaletten azledildiği, taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesinin de bulunmadığı taraflar arasında ihtilafsız olduğu gibi dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır.
Mahkemece, 1136 sayılı Avukatlık kanunu’nun 164/4 maddesinde 5043 sayılı kanunla yapılan değişikliğe göre dava ve takip miktarının % 10’uile % 20’si oranında avukatlık ücretinin tayini gerektiği gerekçe gösterilerek, azil tarihinden önce sonuçlanan ve … mahkemesi ve diğer mahkemelerde görülen alacak ve tesbit davalarında , davanın kazanılan miktarının kesinleşme tarihlerindeki ulaştıkları değer üzerinden % 20, azil tarihinde devam eden davalar ve takip dosyaları için % 10 oranı uygulanmış, vekaleti bulunmayan dosyalar için de … takibi konusundaki hukuki yardım olarak değerlendirilerek avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre toplam 84 adet dava ve icra takipleri için vekalet ücretinin tahsiline karar verilmiştir.
Davacı avukatın mahkemeye ibraz ettiği 3.11.2003 tarihli dilekçesinin “ B “ bendindeki … davaları sonucu davalı aleyhine yapılan icra takiplerine ilişkin dosyalarda davacı avukatın borçlu vekili olarak vekaletnamelerinin bulunmadığı, davacının bu icra dosyaları dahilinde bir işleminin olmadığı anlaşıldığına göre bu dosyalar için herhangi bir ücreti talebe hakkı olmadığı gibi, bu hizmetlerinin danışmanlık hizmeti içinde değerlendirilmesi uygundur. Mahkemece bu dosyalar için paraların ödenmesi ve ibranameler düzenlenmesi için davacı avukatın hizmetinin bulunduğu kabul edilerek, ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Diğer dava ve takip dosyaları için ise; Avukatlık Kanununa 13.1.2004 tarihinde 5043 sayılı kanunla eklenen geçici 21. madde 8.2.2008 tarihinde Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildiğinden , davacı avukata verilen vekaletle, her bir dosya ve yukarıdaki bentte açıklanan dilekçenin “B” bendindeki icra dosyaları hariç olmak üzere takip için hukuki hizmetlerin verildiği tarihlere göre yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu hükümlerine göre davacı avukatın hak ettiği vekalet ücreti tutarları bilirkişiden ek rapor alınarak yada yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak belirlenmeli ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya ayıkırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, 550,00 Lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.