YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10816
KARAR NO : 2007/11047
KARAR TARİHİ : 25.09.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki satış iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … gelmiş davalı tarafından gelen olmadığından yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı yurtdışında yaşadığını, dedesi ve babasından intikal eden dava konusu 7 parsel sayılı taşınmazdaki miras hisselerinin intikalini yaptırması için kardeşi olan davalı … …’ ya vekalet verdiğini, davalıdan haber alamayınca vekaletten azlettiğini, ancak davalının taşınmazı kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile dava dışı müteahhit … …’a devrettiğini, sözleşme gereği …’in kendisine düşen daireyi de müteahhidin oğluna sattığını öğrendiğini, yapılan işlemlerin kötüniyetle yapıldığını, tapuda … değerin gösterilmediğini, davalının miras hissesine hile ile el koyduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak muvazaalı satışın iptaline, dairenin adına teciline bu mümkün olmaz ise dairenin bedelinden 73.000 YTL nın faizi ile davalı …’ten tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında tescil talebinden feragat ve davalı … hakkındaki davasını … terk etmiştir.
Davalı …, alacağın zamanaşımına uğradığını, murislerinin sağlığında taşınmazlarını taksim ettiğini, murisin isteği doğrultusunda davacının vekalet verdiğini, taşınmazda davacının … bulunmadığını, hastalığı döneminde de murise kendisinin baktığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Davalı …, davanını husumet yönünden reddini dilemiştir.
Mahkemece davalı …’in vekalet görevini kötüye kullandığı kabul edilerek 17.50 YTL nin dava tarihinden yasal
faizi ile davalı … …’dan tahsiline, Davalı … hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının verdiği vekalet ile davalı … …’nın kardeşi davacıya ait 7 parsel sayılı taşınmazdaki miras hissesini müteahhide devrettiği, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince arsa sahibi mirasçılara beş daire verildiği, kök muris tapu maliki … …’nın beş grup mirasçısı olup davacı ve davalının murisleri babaları … …’nın 16/80 miras hissesinin davacı, davalı ve annelerine intikal ettiği, davacı ve annesinin verdiği vekalet gereği işlemlere katılan davalı … adına 6 nolu dairenin tescil edildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı vekil olan davalı adına tescil edilen taşınmazdaki miras hissesinden dolayı talepte bulunmaktadır.
Taraflar arasındaki ilişki vekalet ilişkisidir. B.K’nun 392. maddesine göre, davalı vekil olarak müvekkilin talebi üzerine yaptığı işin hesabını vermeye ve her ne nam ile olursa olsun aldığı şeyi müvekkile tediyeye, aldığı paranın faizini de ödemeye mecburdur. İleri sürülüş şekli ve dayanılan olgular çerçevesinde, davacının bu davadaki alacak isteminin, vekalet görevinin kötüye kullanılması, özellikle de, vekilin özen ve sadakatle … görme ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranılması hukuksal nedenine dayandırıldığı çok açıktır. Gerçekten de vekil, vekaleti iyi bir surette ifa ile yükümlüdür. (B.K. md. 390/2) Eş söyleyişle, müvekkilin kendisine verdiği görevi özen ve sadakatle ifa etmek yükümlülüğü altındadır. Öte yandan, müvekkilin talebi üzerine, yapmış olduğu işin hesabını vermekle ,her ne nam ile olursa olsun,almış olduğu şeyi müvekkile tediye etmekle yükümlüdür. (B.K.md. 392/1)
Somut uyuşmazlıkta; mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davacının verdiği vekaletle miras hissesini devreden davalının davacıya ait hisse bedelini iade etmediği, davalının aksi yönde bir savunması da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı davacının vekaleti ile miras hissesini devretmesi nedeniyle mal varlığında meydana gelen artışı davacıya ödemesi gerekir. Bir başka deyişle davalı …, babalarının veraset ilamına göre, kendisi ile birlikte mirasçı olan kardeşi davacının, kendi adına tescil edilen 6 nolu dairedeki 3/8 miras hissesi karşılığı bedeli davacıya ödemelidir. Mahkemece, 7 nolu parselde davacının dedesinden intikal eden 16/80 hissesi olduğu kabul edilerek ve bu oran daire değerine oranlanarak ve yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 500 YTL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 25.9.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.