Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/11335 E. 2007/13692 K. 19.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11335
KARAR NO : 2007/13692
KARAR TARİHİ : 19.11.2007

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapımını üstlendikleri binanın 11 no’lu bağımsız bölümünü 19.3.1999 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davalıya satışını vaad ettiklerini, sözleşmede satış bedelinin 2.000.000.000 TL olduğu yazılı ise de harca esas olarak gösterilen bu miktarın … satış bedeli olmadığını, dairenin … satış bedelinin 14.000.000.000 TL olup, keşidecisi davalı ve davacının eşi olan senetler verildiğini, senetlerin bir kısmının davalı tarafından ödenmesine rağmen 20.3.2001 tarihinden itibaren olan aylık senetlerin ise ödenmediğini, gönderdikleri ihtarın da sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, davalının edimlerini ifada temerrüde düşmesi nedeniyle 19.3.1999 tarihli satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 2.000.000.000 TL bedelle davacıdan daire satın aldığını, satış bedelini peşin olarak ödediğini, davacıya borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, resmi şekilde yapılmış olan satış vaadi sözleşmesinin aksinin davalı tarafından aynı nitelikteki resmi bir senetle ispat edilmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallere dava şartları denilmektedir. Bu şartlar, dava açılabilmesi için değil, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için gerekli olan şartlardır. Hakim tarafından yargılamanın her aşamasında ve resen gözetilmesi gereken bir husus olduğundan, dava şartlarından birinin bulunmadığı tesbit edildiği takdirde esas hakkında inceleme yapılmaksızın, davanın dava şartı
2007/11335-13692
yokluğundan reddedilmesi zorunludur. Bir davada “hukuki yararın varlığı” davanın konusuna ilişkin dava şartlarından biridir. Davacının, dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli olmayıp, ayrıca dava açmakta hukuki yararının da bulunması gereklidir. Dava ile erişilmek istenen amaç, aynı güvenle fakat daha basit bir yol ile gerçekleşebilecekse o konuda dava açılmasında hukuki yarar yoktur. Aynı şekilde görülmekte olan bir davada savunma olarak ileri sürülmesi mümkün olan bir hususun, ayrı bir dava konusu yapılmasında da korunmaya değer bir hukuki yarar yoktur. Somut olaya bakacak olursak, davalı … … tarafından dava konusu satış vaadi sözleşmesine dayalı olarak, davacı müteahhit ve dava dışı arsa sahipleri hakkında Ümraniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/745 E. sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescili davası açıldığı, davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle verilen görevsizlik kararı üzerine davaya dosyanın gönderildiği … 1. Tüketici Mahkemesinde devam edildiği, davanın henüz derdest olup, eldeki temyize konu davanın sonucunun beklendiği anlaşılmaktadır. Davacının bu davada ileri sürmüş olduğu hususları ve sözleşmenin iptali istemini, aleyhine karşı açılmış olan tapu iptal tescil davasında savunma yolu ile de ileri sürebilmesi mümkün olduğundan, bu konuda ayrı bir dava açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın, hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA.peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.