Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/11814 E. 2008/3989 K. 21.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11814
KARAR NO : 2008/3989
KARAR TARİHİ : 21.03.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı avukatı duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekilleri avukatı … avukatı …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, taraflar arasındaki 29.8.2002 tarihli sözleşme uyarınca davalıya müşavirlik ve avukatlık hizmeti verildiğini, adeta dokunulmazlık kazanmış borçlulardan banka alacağının tahsili için gerekli tüm girişimlerin yapılarak tedbir ve haciz kararları alınarak uygulandığını, aleyhe başlatılan takiplerin itiraz edilerek durdurulduğunu, hal böyleyken 27.3.2003 tarihindeki yönetim kurulu değişikliği sonrasında büyük montanlı alacaklara ilişkin dava ve takiplerin kadrolu banka avukatlarınca izleneceği gerekçesi ile dosyalarının geri istendiğini, ayrıca bu işlerden dolayı da ibraname istenildiğini, 21.05.2003 tarihinde dosyaların teslim edildiğini, ancak, talep edilmesine rağmen sözleşme ve yasadan doğan avukatlık hizmeti ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 100.000 YTL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının 3000 YTL sabit ücret ve diğer yönlerdende bankanın diğer kadrolu avukatlarının statüsünde görev yapmayı üstlendiğini, büyük montanlı işleri kendi hukuk bürosuna çektiğini, daha düşük montanlı işlerin ise birlikte çalıştığı diğer avukat tarafından takibini sağladığını, ancak, bankanın en büyük borçlularından olan Etibank,
Sümerbank, Medya-Sabah grubunun ve hakim hissidarlarının daha önce avukatlığını ve hatta yönetim kurulu üyeliği yaptığı hususlarını sakladığını, bu eyleminin Avukatlık kanununun 38.maddesine aykırı olduğunu, öte yandan, davacının önceden ilişkide olduğu anlaşılan bu gruplara ait dosyaları kendi bürosuna çektikten sonra banka yönetmeliklerine aykırı olarak iflasa çevirdiğini, dosyaların geri istenmesini müteşkip, sözleşmesinin haklı nedenle feshedileceğini sezinlediğini sezinlediği için sözleşmesini kendisi feshettiğini, bu nedenle de ücrete hak kazanamayacağını, keza 30.5.2003 günlü satışın da davacı kurusu yüzünden düştüğünü belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiği, sözleşmenin 4.maddesi gereğince davacının talep edebileceği ücretin 9000 YTL olduğu sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, 1136 sayılı Avukatlık Kanunun 38/b maddesinde; ayrı işte menfaati zıt olan tarafa avukatlık edilmiş veya mütalaa verilmiş olması halinde avukat tarafından işin reddi zorunluğu açıkça belirtilmiş olup, her ne kadar, avukatlık mesleği serbest meslek olarak telakki edilmiş ise de,avukatlık mesleğinin kamusal yönü çok daha ağır basan mesleklerden olması, Avukatların, mesleklerinin bu kamusal yönü nedeniyle görevlerini ifa ederken etik kurallara özenle uymak ve mesleklerinin onurunu korumakla yükümlü olmaları karşısında davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, avukatlık ve hukuki danışmanlık sözleşmesine dayanan ücret alacağı istemine ilişkin olup, davacı, taraflar arasındaki 29.8.2002 tarihli sözleşme gereğince danışmanlık ve avukatlık hizmeti verdiği halde ücretinin tam olarak ödenmediğini ileri sürerek şimdilik 100.000 YTL’nin tahsili için eldeki davayı açmıştır. Her ne kadar hükme dayanak yapılan 19.8.2005 tarihli bilirkişi raporunda, davacının 29.8.2002 tarihli sözleşmenin 4.maddesi uyarınca üç aylık dönem için aylık maktu ücret alacağına ilişkin toplam 9000 YTL alacaklı olduğu belirtilmiş ve mahkemece bu miktara hükmedilmiş ise de, davalı taraf bilirkişi raporuna karşı vermiş olduğu 18.10.2005 tarihli itiraz dilekçesinde maktu aylık ücretlerinin … 13. İcra Müdürlüğünün 2003/11511 sayılı icra dosyasına ödendiğini belirttiği gibi, davacı da, Mayıs 2003 ayından soraki maktu ücretlerin ödendiğini temyiz dilekçesinde kabul etmektedir. Mahkemece, davalının bilirkişi raporuna karşı itirazları incelenmeden taraflar arasındaki 2007/11814-2008/3989
sözleşminin 4.maddesinde belirtilen 9000 YTL maktu ücrete hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukurıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 0,90 YTL kalan harcın davacıdan alınmasına, 21.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.