Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/12136 E. 2007/13369 K. 12.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12136
KARAR NO : 2007/13369
KARAR TARİHİ : 12.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ile vekalet sözleşmesi yapıp, Ovakent şubesinin alacakları ile ilgili icra takipleri yaptığını, davalının Ovakent şubesinin kapatılıp işlerinin … şubesine devredilmesini gerekçe göstererek yeni bir sözleşme imzalanmasını istediğini, ancak yeni sözleşmenin Avukatlık Kanunu ile bağdaşmayan hükümler içermesi nedeniyle kabul etmediğini, davalının 14.5.2002 tarihli ihtarname ile haklı bir gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, ısrarlı talepleri üzerine sözleşmeden doğan vekalet ücretinin 5.900.00 YTL’lik kısmın 25.11.2005 tarihinde ödendiğini, bu ödemeyi ihtirazi kayıtla aldığını, 5.900.00 YTL’nin fesih tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen 8.600.00 YTL faizinin tahsili için … İcra Müdürlüğünün 2005/3412 sayılı dosyasında icra takibi yaptığını, davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı avukat ile Ovakent Şubesi arasında 17.3.1995 tarihli vekalet sözleşmesi yapıldığını, Ovakent Şubesinin kapatılıp işlerinin … Şubesine devredildiğini, bu bağlamda davacı ile yeniden sözleşme yapılmak istendiğini, davacının 8.2.2002 tarihli dilekçesi ile yeni sözleşme yapmayı kabul etmediğini, bunun üzerine sözleşmenin 10.maddesi gereği sözleşmesi feshedilip 14.5.2002 tarihli ihtarname ile davacıya bildirdiklerini, fesihten sonra başka avukatlarca takiplere devam edilip tahsilatlar yapıldığını, çeşitli tarihlerde yapılan bu tahsilatlar nedeniyle sözleşme hükümlerine göre davacıya ödenmesi gereken 5.900.00 YTL’yı 25.11.2005 tarihinde davacıya ödediklerini, bu ödeme nedeniyle temerrüde düşmediklerini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davalının sözleşmeyi feshinin haksız olması dedeniyle Avukatlık Kanunu 174.maddesi gereği davacının sözleşmedeki vekalet ücretinin tamamına hak kazandığı bu alacağın 14.5.2002 fesih tarihi itibariyle muaccel olduğu gerekçesiyle 14.5.2002 fesihi tarihi ile borcun ödediği 25.11.2005 tarihi arasında 8.221.04 YTL temerrut faizi istenebileceği gerekçesiyle bu miktar üzerinden itirazın iptaline, inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edlmiştir.
1-Taraflar arasında 17.5.1995 tarihinde yapılan vekalet sözleşmesinin davalı tarafça feshidildiği 14.5.2002 tarihine kadar devam ettiği, fesihten sonra bu sözleşme hükümlerine göre tahakkuk ettirilen 5.900.00 YTL vekalet ücretinin 25.11.2005 tarihinde davacı avukata ödendiği, davacının ödemeyi ihtirazi kayıtla kabul edip, sözleşmenin fesihi tarihi ile ödeme tarihi arasındaki dönemde işlemiş 8.400.00 YTL temerrüt faizi için icra takibi yaptığı davalının temerrüde düşmediği gerekçesiyle borca itiraz ettiği dosya içeriği ile sabit olduğu gibi bu hususlar mahkemeninde kabulündedir. Uyuşmazlık 14.5.2002 tarihli fesih ihtarının haksız asıl niteliğinde olup olmadığı, bu bağlamda davalının 5.900.00 YTL vekalet ücreti ödemesinde temerrüde düşüp düşmediği konusundadır.
17.Mart 1995 tarihli vekalet sözleşmesinin 2.ve 3. maddelerinde davacı avukata ödenecek vekalet ücreti kararlaştırıldıktan sonra 10.maddesinde “Aktin süresi noterce onaylanması tarihindin itibaren bir yıldır taraflar bu akdin devam etmiyeceğini, süresinin bitim tarihinden bir … önce yazılı olarak haber vermediği takdirde akit aynı şartlarla bir yıl uzatılmış sayılır, … bu vekalet akdı taraflarca ihbar tarihinden bir … sonra geçerli olmak üzere her zaman feshedilebilir. Ancak ihbardan itibaren 1 aylık ve bunu takip eden 15 günlük süre içindeki bütün sorumluluğu devam eder” hükmünü öngörmüştür.
Tarafların serbest iradeleri ile yaptıkları bu sözleşme geçerlidir.Sözleşmenin 10.maddesi ile taraflar herzaman bir … sonra hüküm ifade etmek üzere sözleşmeyi sona erdirmeyi kabul etmişlerdir, sözleşmenin bu hükmüde yasanın amir hükümlerine aykırı bir durum yoktur. Öyleyse davalının 14.5.2002 tarihli ihtari ile sözleşmeyi feshetmesini, yasaya ve sözleşmeye aykırı olmak mümkün olmadığı gibi; haksız azili sonuçlarını doğuran bir fesih olarakda kabul edilemez. Bu nedenle uyuşmazlığı haksız azil ve haksız fesih hükümlerine göre çözmek mümkün değildir. Davacı, sözleşme hükümlerine göre vekalet ücreti isteyebilir. Bu ücret fesih tarihi itibariyle davacının sonuçlandırdığı işlerin ücreti ile henüz tahsil edilemeyen ancak tahsili mümkün hale gelen işlemin vekalet ücretidir. Somut uyuşmazlıkta davacıya ödenen 5.900.00 YTL’nin sözleşmenin fesihinden sonra borçlulardan tahsil edilen alacağın vekalet ücreti olduğu anlaşılmaktadır. Bu vekalet ücretinin temerrüt faizinin takip edilebilmesi için davalı bankanın BK 101. maddisi hükümleri gereği usülüne uygun olarak temerrüde düşürülmesi gerekir. Davalı usülüne uygun olarak tahsilden önce temerrüde düşürülmemiştir. Her nekadar davacı 20.5.2002 tarihli yazısında vekalet ücretinden ödenmeyen kısmın tahsili talebinde bulunmuşsada, bu tarih itibarıyle davacıya ödenen 5.900.00 YTL henüz muaccel hale gelmediğinden bu yönü davalıyı temerrüde düşürmez. Açıklanan bu durum karşısında davacının talebinin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre bu aşamada davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı lehine BOZULMASINA (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 12.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.