YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12487
KARAR NO : 2008/4440
KARAR TARİHİ : 31.03.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-birleşen davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı kurum, kendileri ile dava dışı SSK ve Bağ-Kur Genel Müdürlüğü arasında, kurumların yapacakları aynı konudaki sözleşmelerde ortak fiyat oluşturulması amacıyla protokol düzenlendiğini, davalı ile Sosyal Sigortalar Kurumu arasında 1996 yılında imzalanan protokol fiyatları üzerinden davalı ile yapılan sözleşmeye göre hak sahiplerine ödemeler yapıldığını, 1999 yılında Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından firmalarla yeniden sözleşme imzalanarak 1996 yılı protokol fiyatları ile 1999 yılı protokol fiyatları arasında oluşan fiyat farkının ise firmalara borç çıkarılarak tahsili yoluna gidildiğini, kendileri ile firmalar arasında, Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından imzalanan protokol fiyatları esas alınarak protokoller yapıldığından, Sosyal Sigortalar Kurumu uygulamaları ile aynı doğrultuda olmak üzere, 1996 yılı ile 1999 yılı protokol fiyatları arasında kurum aleyhine oluşan fiyat farkı nedeniyle firmalara borç çıkarıldığını, dava tarihi itibariyle toplam 23.924,33 YTL zararları bulunduğunu ileri sürerek anılan miktarın dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının dava dışı firmalarla imzalamış olduğu sözleşmelerin kendilerini bağlamayacağını, fiyatların tarafların özgür iradelerine göre belirlendiğini, davacıdan başka nedenlerle 15.335,65 YTL alacaklı olduklarını, savunarak, davanın reddini dilemiş, birleştirilen dava ile de, davalı-karşı davacıya borçlu olmadıklarının tespiti ile, alacakları olan 15.335,65 YTL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, yapılan mahsuptan sonra kalan 8.588,88 YTL’nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsiline, birleştirilen davada ise, asıl dosya üzerinden mahsup yapıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Tıbbi sarf malzemesi temini konusunda taraflar arasında 1996 yılından 1999 yılına kadar sözleşmeler imzalandığı, ödemelerin Sosyal Sigortalar Kurumu ile imzalanan protokollerdeki fiyatlar üzerinden yapıldığı, davacının Sosyal Sigortalar Kurumunun protokol fiyatlarını baz alarak ilgili firmalardan tedarik edilen malzemeler için borç tahakkuk ettirdiği, eldeki davanın da fiyat farkından kaynaklanan söz konusu bu alacağın tahsili amacıyla açıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin “Uygulama Esasları” başlıklı bölümünün 5-B/h bendinin son cümlesinde “Diğer kamu kurumu ve kuruluşları ile yapılan fiyat indirimleri sandığımız için de aynı tarih itibariyle geçerli olacaktır.” Hükmü gereğince davalının kamu kurum ve kuruluşlarına yapacağı fiyat indirimlerinin davacıya da yansıtılması gerekli olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilebilmesi için, öncelikle davalı firmanın davacı kurum dışındaki diğer kamu kurum ve kuruluşlarına, davacıyla yaptığı sözleşmenin yürürlükte olduğu sırada daha düşük fiyatla malzeme satıp satmadığının belirlenmesi zorunludur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise bu konuda herhangi bir açıklama mevcut olmayıp, davacı şirketin bayisi olduğu belirtilen dava dışı şirketlerce teslim edilen malzemeler nedeniyle Sosyal Sigortalar Kurumunun protokol fiyatlarının üzerinde yapılan fazla ödemelerin 23.924,33 YTL olduğu belirtilmiş, mahkemece de bu miktardan davalının alacağı mahsup edilmek suretiyle 8.588,68 YTL’nin tahsiline karar verilmiştir. Oysa ki dava dışı bir firmanın gerek davacı ve gerekse diğer kamu kurum ve kuruluşlarına verdiği malzemeler için uyguladığı fiyatlar davalıyı bağlayıcı nitelikte olmadığı gibi, SSK’nın aynı nitelikteki malzemeleri dava dışı başka firmalardan daha düşük bedellerle satın almış olması da, sözleşme kapsamında davacının, fiyat farkından dolayı davacı şirkete karşı talepte bulunmasını gerektirecek yeterli bir neden değildir. Bu nedenle davalının sözleşme kapsamında sorumlu olup olmadığının tespiti için mahkemece öncelikle; davacı kurumdan, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin
uygulandığı zaman içinde, davalı firmanın davacı kuruma fatura ettiği malzemeleri diğer kamu kurum ve kuruluşlarına daha düşük fiyattan sattığına dair varsa delilleri ile, davalının karşı delilleri sorulup toplanmalı, bu durumun ispat edilmesi halinde, bu fiyat indiriminden davacı kurumun da yararlanacağı kabul edilerek buna göre hüküm kurulmalı, davalının diğer kamu kurum ve kuruluşlarına daha düşük fiyatla mal sattığının ispatlanamaması halinde ise davanın reddine karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan hususlar göz ardı edilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent gereğince temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 31.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.