YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12837
KARAR NO : 2007/13884
KARAR TARİHİ : 20.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, cinsel organında ereksiyon sorunu yaşadığını, bu nedenle dava dışı bacanağı aracılığı ile davalı doktorlarla tanıştığını, …’dan gelip muayene olduğunu, davalıların mutluluk çubuğu takma konusunda çok başarılı olduklarını ve birçok hastayı sağlıklı cinsel hayata kavuşturduklarını,olumsuz sonuç almadıklarını söylemek suretiyle kendisini ameliyata özendirdiklerini ve ikna ettiklerini, 18.3.2003 günü … bir hastanede ameliyatın gerçekleştirildiğini,4 gün hastanede yattığını,taburcu olduktan sonra da davalılarca 5 gün kontrolünün yapıldığını,davalıların artık …’ya dönebilirsin demeleri üzerine yurtdışına gittiğini,bundan 3 hafta sonra cinsel organında anormallikler oluştuğunu,davalılarla konuştuğunu ve onların talepleri doğrultusunda 52 gün sonra tekrar …’ya dönüp,davalılarca ameliyata alındığını, penisinin kangren olduğunu öğrendiğini ve cinsel hayatının bittiğini ileri sürerek 11.800 YTl maddi ve 150.000 YTL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, işin uzmanı olduklarını, tıbbın gereklerini yerine getirdiklerini, operasyonun risklerini ve başarı şansını, operasyon sonrası yapılması gereken … ve işlemleri kendisine anlattıklarını, kusurlarının bulunmadığını savunarak davanın reddindi dilemişlerdir.
Mahkemece, bu tür komplikasyonların ameliyat sonrası görülebilir komplikasyonlardan olduğu, davacının 3-4 gün sonra …’ya dönmesi ve kontrollerini yaptırmamasının olumsuz sonucun gelişmesine neden olabileceği,davalıların kusurlarının varlığının ispat edilemediği gerekçe gösterilmek ve Adli Tıp Kurumu’nun 7.6.2006 tarihli raporu esas alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş;hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı doktorların davcıyı mevcut cinsel sorunu nedeniyle ameliyat ettiklerinde,ameliyat sonrası cinsel organında gelişen komplikasyonlar nedeniyle bu organının kangren olduğunda ihtilaf yoktur.İhtilaf,meydana gelen zarardan davalı doktorların sorumlu olup olmayacakları noktasında toplanmaktadır.Mahkemece,her ne kadar 7.6. 2006 tarihli Adli Tıp Kurumu raporundaki ’’Penis protez ameliyatını takip eden komplikasyonlar(penis enfeksiyonu ve nekrozu) sonucu geliştiği,bu komplikasyonların adı geçen ameliyattan sonra literatürde tanımlandığı(1,2,3)gibi gelişebilecek komplikasyonlardan olduğu,istenilmeyen şekilde sonuçlanabileceği,hastanın …’ya erken dönmesinin de anılan komplikasyonlara neden olabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de,rahatsızlığı nedeniyle doktora başvuran hastanın amacı,rahatsızlığından kurtulmak ve bir an önce sağlığına kavuşmaktır. Doktor işin başarı ile neticelenmesini … etmez ise de, seçilen tedavi yöntemi, bu yöntemin riskleri ameliyat sonrası doğabilecek komplikasyonlar ve tedavinin süreci ve kontrolü ile ilgili hastanın aydınlatılmış rızasını almak zorundadır. Her ne kadar davalılar,davacıya bu yönde açıklayıcı ve aydınlatıcı bilgi verdiklerini savunmuşlarsa da bu konuda savunmalarını doğrulayıcı dosya içerisinde bir bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır.Bu yönün ispatı davalılara düşer.Hal böyle olunca davalılar meydana gelen zarardan sorumludurlar. Öyle ise mahkemece,tazminat hesabı yaptırılmalı,sonucuna uygun bir karar verilmelidir.Bu yönün gözetilmemiş olması,usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 20.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.