Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/14017 E. 2008/4046 K. 24.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14017
KARAR NO : 2008/4046
KARAR TARİHİ : 24.03.2008

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, su abonesi olan davalının tahakkuk eden su borcunu ödemediği gibi icra takibinede haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı abonelik sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; sözleşme altındaki imzanın davalıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı yargılama aşamasında 8 numaralı daireye ait olan ve davalının abone olarak göründüğü 15.5.1996 tarihli sözleşmeyi sunmuş, davalının imza inkarında bulunması üzerine yapılan bilirkişi incelemesinde sözleşme altındaki imzanın davalıya ait olmadığı anlaşılmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki sözleşme altındaki imza davalıya ait olmasa dahi davalının fiili kullanıcı olması halinde davalı tahakkuk eden su borcunudan sorumludur. Nitekim davacı bilirkişi raporuna karşı beyan da bulunurken aboneliğin bulunduğu yerin davalıya ait olup, davalının işçilerinin kaldığı ve su kullanıldığını belirtmiştir. Ne varki bu husus mahkemece araştırılmadan yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Mahkemece az yukarıda açıklanan nedenler gözetilerek; aboneliğin kurulu olduğu yerin davalıya ait olup olmadığı, davalının veya işçilerinin burada fiilen su kullanıp kullanmadığının tespit zımnında davacıdan delilleri sorulup alınarak ve davalıdan da var ise karşı delilleri alınmak ve gerekirse mahallinde keşif yapılmak suretiyle davalının aboneliğin tesis edildiği yerde fiili su kullanıcısı olup olmadığı tespit edilmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmedir. Mahkemenin değilen
bu yönleri gözardı ederek yazılı şekilde hüküm kurmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.