Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/14598 E. 2007/15247 K. 13.12.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14598
KARAR NO : 2007/15247
KARAR TARİHİ : 13.12.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında 8 adet sözleşme olup, davalının Bağ-Kur un 28.5.2005 tarihli fesh yazısını gerekçe göstererek 26.6.2003 tarihi itibarı ile hasta sevkini durdurduğunu, 1.8.2003 tarihinde yeniden başlattığını ancak aradaki dönemde gelir kayıplarının olduğunu ileri sürerek haksız olan işlemin iptalini, fazlasının saklı tutarak 500,00 YTL maddi, 500,00 YTL manevi tazminatın tahsili talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 5.484, 33 YTL ye çıkarmıştır.
Davalı, Bağ-kur bildirimi ve Ortak Tedavi Uygulamaları Protokolü gereğince böyle bir işlem yaptıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, hastane yetkilisi hakkında açılan davada isnat edilen hususların gerçekleşmediğinin tespit edilerek beraat etmiş olduğuna ve bilirkişi raporuna dayanılarak işlemin iptaline, 5.484.00 YTL maddi, 500 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, sözleşmeye aykırılık nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, öncelikle, davalının sözleşmeyi fesihte haksız ve kusurlu olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekir Taraflar arasında düzenlenen 8.10.2002 tarihinden geçerli sözleşmeler ile davacının, bilgisayarlı tomoğrafi, Ek 6-Holter, Ekokardiyoğrafi ve treadmil Egsersiz testi, endirekt röntgen, kemik Dansiitometrisi, Laborutuvar Mammoğrafi, Renkli Doppler ve Ultrosanoğrafi hizmetleri vermeyi üstlendiği anlaşılmaktadır. Anılan sözleşmelerin “Sözleşmenin Feshini Gerektiren Haller”
başlıklı 5.2. maddesinde; 7.11.2000 tarihinde Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü ve Bağ-Kur Genel Müdürlüğü ile imzalanan Ortak Tedavi Protokolüne atıfta bulunarak, hangi hallerin sözleşmeyi fesih nedeni olacağı ve fesih süreleri belirtilmiş olup, yine sözleşmenin 5.3. maddesinde de, “Ortak Tedavi Protokolü hükmünce davacının anılan diğer sosyal güvenlik kurumlarından biriyle yaptığı sözleşmenin ortak hükümlerine dayalı bir gerekçe ile feshi halinde kurum da, davacı ile yaptığı sözleşmeyi feshedecektir.” hükmü getirilmiştir. Sözleşmenin bu açık hükümlerine göre davacı, diğer sosyal güvenlik kurumlarının Ortak Tedavi Protokolü çerçevesinde sözleşmeyi feshetmesi durumunda davalının da sözleşmeyi feshedebileceğini kabul etmiştir. Somut olayda davalı, dava dışı Bağ-Kur Genel Müdürlüğü’nün davacıya hasta sevkinin durdurulduğnu bildiren 28.5.2003 tarihli yazısı üzerine aynı yönde karar almış olup, bu işlemin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğu açık ve belirgindir. Ayrıca, taraflar arasındaki serbest iradeyle düzenlenmiş sözleşme hükümlerine uygun yapılan bu işlemde davalıya atfedilecek bir kusur bulunmadığı gibi, sözleşme hükümlerinde genel işlem şartlarına da bir aykırılık yoktur. Böyle olunca, davacının bu nedenle davalıdan maddi ve manevi tazminat istemesi olanaklı değildir. Kaldı ki bir an aksi sonuca varılsa bile, davacının, kurumlar arasında kabul edilen ve davacının da uymayı taahhüt ettiği sözleşme hükümlerine uymada zaafiyet gösterdiği ve hakkında ceza davası açılmasına yeterli emareler bulunduğu anlaşıldığından, davacının bu işlemlere kendisini sebebiyet verdiğinin de değerledirilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Öte Yandan, davacı, 500.000.000 TL. manevi tazminat talep etmiş, mahkemece talebinin kabulüne karar verilmiştir. B.K. 49. maddesindeki şartlar gerçekleştiğinde manevi tazminat istenebilir. Bunun için de davacının kişisel haklarına hukuka aykırı bir şekilde tecavüzün varlığından söz etmek gerekir.Somut olayda manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gözetilerek mahkemece talebin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 13.12.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.