YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14630
KARAR NO : 2008/4089
KARAR TARİHİ : 25.03.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalıya müşavirlik,mühendislik ve kontrollük hizmeti verdiğini, aralarındaki sözleşmeye göre ücretinin hak edişlerinin davalı yanca tastik edildiği tarihten itibaren 20 gün içerisinde ödenmesinin gerektiğini, 25.1.2001 tarihinden itibaren her ay ödenmesi gereken 6 adet hak edişinin ödenmediğini ileri sürerek 401.226 USD alacağının ve bunun işlemiş faizi olan 4.903 USD’nin faizleriyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı,davanın reddini dilemiştir
Mahkemece, asıl alacağın yargılama sırasında ödendiği gerekçe gösterilerek asıl alacak yönünden karar ittihazına yer olmadığına,bilirkişi raporu esas alınmak ve taleple bağlı kalınmak suretiyle 4.903 USD faiz alacağının faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş;hüküm,davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2–Davacı bu dava ile talepte bulunduğu alacak miktarının her bir hak ediş alacağının muaccel olduğu tarihinten itibaren işlemiş faizi olan 4.903 USD nin işlemiş faiziyle birlikte tahsilini istemiş;mahkemece de bu talebi 2007/14630-20084089
aynen kabul edilmiştir. Oysaki bir davada dayanılan maddi olguları açıklamak taraflara,bu olguları hukuksal açıdan nitelendirmek ve uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak HUMK 76 maddesi hükmü gereğince hakimin görevidir. Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 27.2.1998 tarihli sözleşmenin 9.maddesindeki ‘’ her ay sonu yapılacak hak ediş karşılığı hak ediş tasdikini müteakip 20 gün içerisinde ödenir’’hükmü, ,kesin vade niteliğinde değildir.Sözleşmenin bu hükmünü kesin vade gibi algılayarak hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilemez. Borçlar Kanunun 101 maddesi hükmünde açıklandığı gibi muaccel bir borcun borçlusu,alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.Hal böyle olunca mahkemece,davacının davalıya gönderdiği 16.4.2002 tarihli ihtarnamenin karşı tarafa tebliğini havi bir örneği getirtilmeli,bu ihtarname ile davalının temerrüde düşürülüp düşürülmediği araştırılmalı, düşürülmüş ise ihtarnamenin tebliği tarihinden (süre verilmiş ise bu sürenin de ilavesi suretiyle) dava tarihine kadar işlemiş faiz hesabı yaptırılmalı sonucuna göre bir karar verilmelidir.bu yönün göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
3)Davacı,işlemiş 4903 USD faiz alacağına da tekrar faiz istemiş,mahkemece , davacının bu isteği de aynen kabul edilmiştir.oysaki B:K 104/son maddesi hükmünce geçmiş günler faizine tekrar faiz uygulanması mümkün değildir Mahkemenin bu yönü gözetmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.