YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14717
KARAR NO : 2008/4053
KARAR TARİHİ : 24.03.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın redine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı ile yaptığı şifai sözleşme ile 90 parsel numaralı taşınmazdaki davalıya ait hisseyi 1991 yılında 10.000.000TL’na satın alıp, 3.000.000 TL’nı ödediğini, bakiye 7.000.000 TL’nı ise davalıya ulaşamadığı için ödeyemediğini, taşınmaz hakkında açılan ortaklığın giderilmesi davası sonunda taşınmazın 38.610 YTL bedelle satıldığını, kendisinin ödediği bedelin 1/3 oranına tekabül ettiğini, bu nedenle satış bedelinden 1/3 oranında alacaklı olduğunu ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 6.000.00 YTL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının taşınmazla hiç bir bağının bulunmadığını, davacının bakiye 7.000.000 TL’nı ihtara rağmen ödemediğini savunarak davanın reddini dilemiş, akabinde zamanaşımı definde bulunmuştur.
Mahkemenin 12.10.2005 tarihli zamanaşımı gerekçesiyle davanın reddine dair kararın davacı temyizi sonucu dairemizce bozulması üzerine yapılan yargılamada davacının davaya konu taşınmazada zilyet olmadığı, bu nedenle zamanaşımı süresinin dolduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu, 90 parsel numaralı taşınmazın 1/2 hissesinin davacının eşi, diğer 1/2 hissesinin ise davalı adına tapuya kayıtlı olduğu ve davalının kendi hissesini 1991 yılında davacıya 10.000.000 TL’na satıp 3.000.000 TL’na peşin aldığı, bakiye 7.000.000 TL’nın ise ödenmediği anlaşılmaktadır. Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere zilyetlik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemez. Bu 2007/14717-2008/4053
itibarla çözülmesi gereken sorun taşınmazın davacının zilyetliğine geçip geçmediği ve zilyetliğin devam edip etmediği hususudur. Dava konusu 90 parsele komşu parselinde davacının eşi adına kayıtlı olduğu, davacının eşinin 90 parseldeki 1/2 hissesinin üzerinde bulunan yapıyı komşu parseldeki eve kattığı ve zaman zaman burayı dava dışı şahıslara kiraladığı, davalının davacıya sattığı yerin ise bu yapının önündeki boşluk olduğu sabittir. Davalı savunmasında satıma konu bu boşluk üzerinde kardeşinin minübüs içinde barındığını belirtmiştir. Davacı ise komşu 89 parsel maliki olan eşinin ve dolayısıyla kendisinin 90 parselde bulunan ve 89 parsel ile iştiraki bulunan satıma konu yeride kullandığını bildirmiştir. Davalının taşınmazın bulunduğu mahalde ikamet etmemesi, satıma konu yerin 89 parsel ile 90 parselin 1/2 ‘ne malik olan davacının eşi tarafından kullanılıyor olması ve bu yerin bahsi geçen taşınmazlarla irtibatlı bulunduğu dosya kapsamından anlaşıldığı için davacının burada zilyet olduğu ve dolayısı ile zamanaşımının işlemediği anlaşılmakta olup, esasen davalının kardeşinin taşınmaz üzerinde minübüs içinde zaman zaman kalıyor olması ve minübüsün sabit yapı olmaması gözetildiğinde davacının zilyetliğinin devam ettiğinin kabulü gerekir. Davacının zilyetliği de devam ettiği için olayda zamanaşımı süresinin dolduğunun kabulüne olanak yoktur. Hal böyle olunca ve taraflar arasındaki sözleşme tapulu taşınmaza ilişkin olup, resmi şekilde yapılmadığı için geçerlide olmadığı için davacı 1991 yılında ödediği 3.000.000 TL’nın akdin ifasının imkansız hale geldiği tarihteki ulaştığı değeri davalıdan isteme hakkına sahiptir. Mahkemece, davacının 1991 yılında ödediği 3.000.000 TL’nın taşınmazın satış memurluğunca satıldığı tarihte ulaştığı değerin denkleştirici adalet ilkeleri uyarınca gerekirse bilirkişiden rapor alınmak suretiyle belirlenmesi ve davacının davadaki talep miktarıda gözetilerek hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.