Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/14828 E. 2008/4469 K. 31.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14828
KARAR NO : 2008/4469
KARAR TARİHİ : 31.03.2008

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirket ile yapılan pazarlık görüşmeleri sonucu sipariş üzerine malzeme vermeyi taahhüt ettiğini, ancak davalıya ihalenin kendisine yapıldığına dair bildirim tarihinden itibaren 15 gün içinde ofise müracaat ederek kesin teminat vermediği gibi, sözleşme imzalamaya da yanaşmadığını ileri sürerek, 48.851 YTL. cezai şartın faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, duruşmaya gelmemiş, cevap da vermemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı idarenin ihtiyacı olan malzemelerin temini amacıyla davalı ile yapılan pazarlık görüşmeleri sonucu sözleşme yapılmasının kararlaştırıldığı ancak davalı şirketle herhangi bir sözleşmenin imzalanmadığı anlaşılmaktadır. Davacı idare, kamu ihale kanuna göre hazırlanan ihale şartnamesinin 26/a maddesine göre, davalı tarafça sözleşme imzalanmadığından öngörülen cezai şartı bu dava ile talep etmiş olup, taraflar arasında yapılan işlemler idari safhada kalmıştır. Bu durumda taraflar arasında tam ve tekemmül eden bir sözleşmenin varlığından bahsedilemez. O nedenle, uyuşmazlığın idarece sözleşme aşamasından daha önce yapılan bir işlemden kaynaklandığı konusunda tereddüt olmamalıdır. Bu nedenle mahkemece, İdarenin yürüttüğü kamu hizmeti ile ilgili olarak, idari usul ve esaslara uygun biçimde yaptığı bir ihalede, sözleşme aşamasına kadar tesis ettiği işlemlerden doğan uyuşmazlıkların çözüm yerinin idari yargı olduğu kabul 2007/14828-2008/4469
edilerek dava dilekçesinin yargı yolu yönünden görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davada adli yargının görevli olmadığı gözardı edilerek yazılı şekilde esastan hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 31.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.