Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/15069 E. 2008/4224 K. 27.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15069
KARAR NO : 2008/4224
KARAR TARİHİ : 27.03.2008

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, davalı ile yapılan 16.10. 2000 tarihili adi ortaklık sözleşmesi uyarınca davalı ile ortak olduklarını, ortaklığın % 50 hisseli, 10 yıl süreli olup 31. 5.2001 tarihinde sona erdiğini, idareci ortak olan davalının kar etmedik diye kar paylaşımı yapmadığını, hesap vermediğini ileri sürerek 2001 yılı karı 12.488,59 YTL nin ½ si tutarı olan 6.244,00 YTL nin fazlasını saklı tutarak 31.5. 2001 tarihinden faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı, ortaklığın 31.3.2001 tarihinde fiilen sona erdiğini, zamanaşımının dolduğunu, ortaklığın kuruluşundan 7 ay 15 gün sonra sona erdiğini, paylaşımı sözleşme gereğince muhasebecinin yaptığını, ortaklık sözleşmesine göre kazancın paylaşıldığını, davacının da ortaklık sırasında işlerle ilgilendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasında 16.10.2000 tarihli adi ortaklık sözleşmesinin düzenlendiği, 31.5.2001 tarihi itibarı ile ortaklığın sona erdiği ve idareci ortağın davalı olduğu sabittir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ortaklıktan edinilen karın paylaştırılıp paylaştırılmadığına ilişkindir. Davacı ortaklık karından kendisine pay verilmediğini ileri sürmekte, davalı ise sözleşme gereğince muhasebeci tarafından 200715069-2008/4224
paylaşımın yapıldığını bildirmektedir. Mahkemece, dosyaya ibraz edilen Gelir Vergisi Beyannamesine göre davacının 2001 yılı gelirleri arasında 6.244,29 YTL ortaklık gelirini bildirmiş olduğuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiş ise de, anılan beyannamede davacının imzası bulunmamakta olup, sözleşme gereği beyannamenin muhasebeci tarafından düzenlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca idareci ortak olan davalının muhasebeci tarafından hesaplanmış olan ortaklık payını davalıya ödediğini ispatlaması gerekmektedir. Burada ispat yükü davalıda olup davalı ödediğini kanıtlamak durumundadır. Mahkemece davalıdan varsa ödemeye ilişkin belgeleri sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 27.3.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.