Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/1513 E. 2007/6818 K. 17.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1513
KARAR NO : 2007/6818
KARAR TARİHİ : 17.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile düzenledikleri 9.12.1998 ve 25.1.1999 tarihli arsa tahsis protokolleri ile altyapılı arsa üretim projesi kapsamında … toplu konut alanında 35 adet parselin kendilerine tahsis edildiğini, sözleşme gereğince taşınmazların alt yapılı olarak tahsisinin yapıldığını, kendilerine tahsis edilen bu yerleri davacı kooperatif birliğine bağlı dava dışı kooperatiflere tahsis ettiklerini, tahsise konu 8 adet taşınmaz üzerinde işgal ve hafriyatlar bulunması nedeniyle davalıdan taşınmazları inşaata uygun hale getirmesini istedikleri halde davalının işgallerin varlığını kabul etmekle birlikte işgallerin kaldırılmasına yönelik girişimlerin devam ettiğini bildirmesine rağmen olumlu sonuç alınamadığını, yapılan tespit ile işgal ve hafriyatın kaldırılması için gereken bedelin tespit edildiğini ileri sürerek 215.455.590.000 TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı, tahsis edilen arsaları hali hazır halleri ile görerek davacının kabul ettiğini, protokol gereği işgal ve hafriyatları kaldırma yükümlülükleri bulunmadığını, buna rağmen sadece üzerine hafriyat dökülmesine izin verdikleri taşınmazlar üzerindeki işgallerin kaldırılmasını sağladıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı tarafça davacıya tahsis edilen arsaların konut yapımı için tahsis edilmesi nedeniyle protokolde açıkça bir hüküm bulunmasa da varlığı sabit olan işgal ve hafriyatların kaldırılmasının davalının yükümlülüğünde bulunduğu, davalının bunları kaldırmaya çalıştığı, yapılan keşifte bir kısım taşınmazlar üzerindeki hafriyat kaldırılmış ise de davalının bunların kendisi tarafından kaldırıldığını ispat edememesi sebebiyle bunların davacı yanca kaldırıldığının kabulü gerekeceğinden bahisle tüm hafriyatın kaldırılması bedeli olarak tespit edilen miktardan taleple bağlı kalınarak 215.455.590.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında düzenlenen protokollerde dava konusu işgal ve hafriyatların kaldırılması yönünde bir hüküm bulunmamakla birlikte davalı bir kısım taşınmazlar üzerine daha evvel hafriyat ve toprak dökülmesine izin verdiğini bildirerek bu taşınmazlar üzerindeki hafriyatın kaldırılması yönünde girişimlerde bulunduğunu ve hafriyatın kaldırılması için ilgililerine talimat verdiğini yazılarında belirtmiştir. Davacının ihtarlarından ve tespitlerinden sonra davalının girişimleri sonucu 2.2.2001 tarihli tutanak ile 46517 adadaki hafriyatın, … İnşaat şantiye binası ve diğer malzemelerin dava dışı … İnşaat tarafından aşama aşama kaldırıldığı tespit edilmiş olup tutanak davacı temsilcisi tarafından da imzalanmıştır.
O halde 46517 parselde bulunan hafriyatın davalı yanca kaldırıldığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca 46517 parsel için tespit edilen hafriyat kaldırma gideri açısından davacı isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken bu miktarın da davalıdan tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 500 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenemesine, 17.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.