YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1599
KARAR NO : 2007/5690
KARAR TARİHİ : 19.04.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı … yönünden reddine, … … ve seher kınıkoğlu yönünden kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,kiralayanı olan davalılara 1.6.1994 tarihli kira sözleşmesi uyarınca verdiği 3535 Amerikan Doları depozitonun, kira sözleşmesinin taşınmazı sonradan satın … …‘ın açtığı ihtiyaç nedeniyle tahliye davası sonucu tahliyesine ilişkin kararla sona erdiği,bu mahkeme kararının infazına ilişkin icra takibi sırasında taşınmazın teslim edilmesine rağmen depozitonun geri ödenmediğinden tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile taşınmazı kira sözleşmesinden sonra … davalı … yönünden reddine,diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiş,hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.nun 67 inci maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması da yasal
koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz … … ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı; alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın … miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece davacının bu istemi hakkında reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalıların tüm davacının sair temyiz itirazlarının reddine,2.bentte açıklanan nedenle kararın hüküm fıkrasına “ takibe konu asıl alacağın takip tarihindeki … Türk Lirası karşılığı üzerinden %40’ ı oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline” cümlesi eklenerek kararın düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,aşağıda dökümü yazılı 191.74 YTl.nın davalılardan alınmasına, 64.00 YTL.nın davacıya istek halinde iadesine, 19.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.