Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/1680 E. 2007/5970 K. 01.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1680
KARAR NO : 2007/5970
KARAR TARİHİ : 01.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların ortak olarak işlettikleri çırçır fabrikasına kütlü pamuk sattığını, bedelini tahsil edemediğini, girişilen takibe de itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, fabrikanın davalılardan …’a ait olduğunu, bu davalının satış bedelini ödediğini, diğer davalıya husumet düşmeyeceğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak 9.388,66 YTL. asıl alacak ve 3.321.49 YTl. üzerinden itirazın iptaline, inkar tazminatı isteğinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre her iki tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalılara karşı … 1.İcra Müdürlüğünün 2003/1251 esas sayılı takip dosyası ile talepte bulunurken 1.825.000.000 TL.işlemiş faiz istemiştir. Mahkemenin davacının talebini aşarak HUMK 74. maddesine aykırı bir şekilde 3.321,49 YTL. işlemiş faize hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-İ.İ.K nun 67. maddesinin 2 nci fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir.
İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı;alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın … miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak likit ve muayyendir. Davacı asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatı istemekte haklıdır.
Bu isteğin reddedilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarda birinci bentte belirtilen nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin sonundaki (3.321,49 YTl. olmak üzere toplam 12.710,16 YTL. üzerinden devamına) söz ve rakamlarının hükümden çıkartılmasına, yerine (1.825,00 YTL. olmak üzere toplam 11.213,16 YTL. üzerinden devamına) söz ve rakamlarının yazılmasına, üçüncü bentte açıklanan nedenle kararın hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinden sonra gelecek şekilde (asıl alacak tutarı olan 9.388,66 YTl.nın %40.ı olan 3.755,44 YTL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine sözlerinin yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde 189,30 YTL.nın davacıya, 189,30 YTL.nın davalıya iadesine, 1.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.