Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/1760 E. 2007/6704 K. 14.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1760
KARAR NO : 2007/6704
KARAR TARİHİ : 14.05.2007

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, 8.9.2005 tarihinde davalı şirkete ait olan … Coffe’ye kahve içmek için gittiğini, self servis dolayısıyla kasalardan alışverişini yaparak koltuğa oturduğunu çantasını koltuğun yanına astığını, arkadaşıyla sohbet etmesi esnasında çantasının çalındığını, işyerinde bulunan güvenlik görevlisinin olayla ilgilenmediğini güvenlik kamerası kayıtlarının kendisine verilmediğini, modellik yaptığını ve olaydan duyduğu üzüntü nedeniyle çekimlerede katılmadığını ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 5.000,00 YTL maddi 5.000,00 YTL de manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı, iddia edilen tarihte kafede böyle bir olay yaşanmadığını, kafede güvenlik görevlisi bulunduğunu, olayda kusurlarınında bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, uyarılara rağmen koltuk kenarına çantasını asan davacının kusurlu olduğu, davalının kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı bu davada; davalı şirkete ait kafede kahve içtiği sırada koltuk kenarında bulunan çantasının çalındığından bahisle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davacının oturduğu koltuğun kenarına astığı çantanın çalındığı dosya içinde bulunan bilgi ve belgeler ile davacı
tanıklarının anlatımından anlaşılmaktadır. Sıradan bir işyeri olmayan davalı şirketin çalıştırdığı işyerine gelen müşterinin mal güvenliğini, özellikle kendi muhafazasına terkedilmiş bir eşyasını asgari özen yükümlülüğünde korumak ve kollamak zorunda bulunduğu, davalı şirkete ait işyerine gelen müşterinin yapılan reklam ve verilen hizmete güvenerek geldiği, işyerindeki müşterinin davalının hakimiyet alanında olduğu, müşterilerin her türlü zararlandırıcı eylemden korunması gerektiğinin kabulü zorunludur. Böyle bir işyerinde sadece bir güvenlik görevlisi bulunduran davalı bu yönüyle gerekli önlemleri almadığı gibi işyerinde bulunan uyarı amaçlı yazılar da davalının bu yöndeki sorumluluğunu kaldıracak nitelikte değildir. Bu itibarla davalı şirketin kusurunun bulunmadığına dair mahkemenin kabulü de doğru değildir. Ne var ki bir kişinin zarara kendi kusuru ile sebebiyet vermesi halinde o zarara kişininde katlanması zorunludur. Ancak zarar görenin kusuru illiyet bağını kesecek yoğunlukta değil ise hemen illiyet bağının kesileceği sonucuna da varılamaz. Davacının da olayda kusurunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece olayda davalının kusurlu olduğu ve davacının da mülerafik kusurunun bulunduğu gözetilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 14.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.