YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1782
KARAR NO : 2007/7066
KARAR TARİHİ : 21.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki vekalet ücretinin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı … Ec. Deposu avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … gelmiş davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı … Holding ve bağlı kuruluşları olan diğer davalıların hukuki ilişkilerini avukat olarak takip etmek üzere 10.3.1998 tarihinde ücret sözleşmesi yaptıklarını, ayrıca icra takiplerinden %10 vekalet ücreti alınacağı konusunda sözlü olarak mutabakata varıldığını, 5.6.2000 tarihinde de haksız olarak azledildiğini ileri sürerek, toplam 30.502 YTL. vekalet ücretinin faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, davacı avukatın icra dosyaları gereği gibi takip yapmadığını, dosyalardan aldığı tahsilatları yedinde tuttuğunu, hesap vermediğini ve görevini kötüye kullandığını bu nedenle haklı olarak azledildiğini, % 10 vekalet ücreti ödeneceğine ilişkin hiçbir anlaşmanın bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, 12.443,29 YTL.nın 11.8.2000 temerrüt tarihinden yasal faizi ile davalı … Sanayi A.Ş.nden tahsiline, diğer davalılar hakkında davacı davasını davalı …ne yönelttiğinden karar verilmesine yer olmadığına, davalının cari hesap belge asıllarını verilen kesin sürede sunmadığından varsa taleplerini her türlü dava açıp isteyebileceğinden takas ve mahsup isteğinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı …Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı … Holding A.Ş. arasında imzalanan 10.3.1998 tarihli ücret sözleşmesinde; … sahibinin … Holding A.Ş. ve bu şirkete bağlı kuruluşlar olduğu, firma ile ilgili her türlü hukuki işler, davalar ve icra takiplerinin işin konusunu oluşturduğu açıklandıktan sonra, müşavirlik hizmeti olarak yıllık 720,00 YTL. ödeneceği ayrıca karşı tarafa yükletilen kanuni vekalet ücreti ve sözleşmelerle karşı tarafa yükletilen akdi ücret ile icra takiplerinde ve çekli alacaklarda çek tazminatının avukata ücret olarak ödeneceği, firmanın bunların dışında hiçbir ücret ödemeyeceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. Davacı avukatın 1998 yılından beri davalıların vekili olarak icra takiplerini yürüttüğü, davalarda temsil ettiği ve 5.6.2000 tarihinde vekillikten azil edildiği anlaşılmaktadır. Davacı, azlin haksız olduğunu, dava dilekçesinde belirttiği icra takip dosyaları ile ilgili olarak kendisine ödenmesi gereken ücretlerinin ve karşı tarafa yüklenecek olan avukatlık ücretinin tamamını haksız azil nedeniyle hak ettiğini, ancak ödenmediğinden bahisle bu davayı açmıştır. Davalı ise, davacının görevini gerektiği şekilde … göstererek yapmadığını açıklayarak, davacının takip etmediği, ihmal gösterdiği icra dosyalarını bildirmiş, dosyaların sürüncemede bırakılıp, alacağın tahsilinde gecikmeye sebebiyet verdiği, tahsil edilen dosyalarla ilgili olarak da hesap vermediğini, paraları yedinde tuttuğunu bu nedenle haklı olarak azledildiğini savunmuştur.
Gerçektende davacı avukatın, vekil olarak borçları BK’nun 389 ve devam maddelerinde gösterilmiş olup, öncelikle vekilin BK.nun 390 maddesine göre müvekkiline karşı vekaleti sadakat ve … ile ifa etmekte yükümlüdür. Vekil sadakat borcu gereği olarak müvekkilinin yararına olacak davranışlarda bulunmak, ona zarar verecek davranışlardan kaçınmak zorunluluğundadır. Şayet vekili görevini yerine getirirken gerekli … ve dikkati göstermemiş, sadakatle vekaleti ifa etmemiş ise, vekil edenin vekilini azli haklıdır. Avukatlık kanununun 174. maddesi hükmüne göre, azil haklı ise avukatlık ücretinin ödenmesi gerekmez, haksız azil halinde ise ücretin tamamına avukat hak kazanır. Mahkemece, davalının azlin haklı olduğuna dair savunması üzerinde gerektiği şekilde durulup araştırılmamıştır. Her şeyden önce, numaraları bildirilen dosyalarda davacının görevini yerine getirip getirmediği, bir ihmal ve kusurunun olup olmadığı hususu hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilmemiş, mahkemece de bu yönde bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Zira kararda dosyalara göre değerlendirme ve belirleme olmadığından, davalının bildirdiği dosyalarda görevini layikı ile yerine getirdiğini göstermez. Mahkemece, davacının bildirdiği dosyalarda, davacının bir ihmal ve kusurunun bulunup bulunmadığı, gerektiğinde bilirkişi aracılığı ile araştırılarak, azilin haklı olup olmadığı belirlenmeli, şayet azil haksız ise taraflar arasında düzenlenmiş olan sözleşme hükümleri nazara alınarak, davalının savunması üzerinde de durularak, davacının hakkettiği ücret belirlenmeli, azil haklı davacı ücrete hak kazanmayacağından dava red edilmelidir. Mahkemece açıklanan hususlar nazara alınmadan aksi düşüncelerle ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 500 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 21.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.