Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/1791 E. 2007/6671 K. 14.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1791
KARAR NO : 2007/6671
KARAR TARİHİ : 14.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile imzalamış oldukları 30.12.1997 tarihli sözleşme gereğince davalı Belediyeye ait olan park içindeki umumi tuvaleti “yap, işlet, devret” modeli ile kiraladığını, ancak 7 yıllık sözleşme süresi sona ermeden tahliye edilmek istendiğini, baskı ve tahliye tehdidi altında ek sözleşme imzalamak zorunda kaldığını ileri sürerek, ek sözleşmenin iptaline karar verilmesini istemiş, 13.10.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile de, sözleşme süresinin 7 yıl olmasına rağmen işyerinin 4. yılda yıkıldığını, yaptığı masrafların ve gelir kaybının ödenmediğini belirterek, uğramış olduğu zararlar nedeniyle toplam 100.907.342.349 TL tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının yapılan ek sözleşme ile 10.12.2001 tarihi itibariyle tahliye taahhüdünde bulunduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafından yıkım işleminin iptali için İdare Mahkemesinde açılan davanın reddedilerek kesinleşmesi nedeniyle davalının sözleşmenin ifa edilmemesinde kusurlu olmadığı kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 13.10.2004 tarihli ıslah dilekçesi ve bu dilekçeye açıklık getiren 18.10.2004 tarihli dilekçesi ile, çevre projesinin uygulanması için imzalamış olduğu 30.12.1997 tarihli ek sözleşme gereğince 10.11.2001 tarihinde işyerini boşaltıp Belediyeye teslim ettiğini, Belediye tarafından tamamen yıkılan işyeri ile aynı nitelikteki başka bir yerin tahsis edileceğine ilişkin taahhütün ise yerine getirilmediğini, kendisine tahsis edilmek istenilen yerin uygun olmadığını ileri sürerek, bu nedenle uğramış olduğu zararlarının ödetilmesini istemiştir. Taraflar arasında imzalanan tarihsiz “Ek Sözleşmedir” başlıklı sözleşmenin (1) no’lu maddesinde, “… Park içinde bulunan sözleşme konusu tuvaleti kiracı … 10.11.2001 tarihinde hiçbir ihtara ve ikaza gerek kalmadan boşaltıp Belediyeye teslim edecektir.” (2) no’lu maddesinde de, “Buna karşılık daha önce yapılan sözleşmenin 6. maddesi hariç diğer maddeleri geçerli olmak kaydıyla eşdeğer bir yerde tuvalet yeri tahsis etmeyi Belediye taahhüt eder.” Hükmü bulunmaktadır. Davacı, davalı ile daha önce imzalanmış olan 30.12.1997 tarihli sözleşmeye değil, bu sözleşmeden çok daha sonra yapılan tarihsiz ek sözleşmeye dayanarak bu davayı açmıştır. Tarihsiz ek sözleşme, her iki tarafa da karşılıklı edimler yükleyen bir sözleşme olup, tarafların edimlerini yerine getirip getirmedikleri hususu mahkemece araştırılıp değerlendirilmemiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde mahkemece, davanın dayanağının tarihsiz ek sözleşme olduğu dikkate alınarak, her iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerin düzenlendiği BK.nun 81. maddesi de gözetilmek suretiyle, tarafların edimlerini yerine getirip getirmedikleri araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın dayanağını oluşturulan ek sözleşme değerlendirilmeden, bu sözleşmenin yapılmasından önceki uyuşmazlık sırasında tahliyeye yönelik idari işlemin iptali için İdare Mahkemesinde açılan davanın reddedilerek kesinleşmesi gerekçe gösterilerek, davalının kusurlu olmadığından bahisle yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINApeşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.