YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1820
KARAR NO : 2007/6555
KARAR TARİHİ : 10.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak ve tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, vefat eden babalarından kendilerine intikal edecek taşınmazların satılarak kardeşler arasında paylaşılması amacıyla kardeşi olan davalıya 3.8.1989 ve 10.6.1991 tarihlerinde vekaletname verdiğini, davalının bu vekaletnameler ile taşınmazları sattığını, kendisine düşen paya karşılık olmak üzere davalının 1994 yılında Demetevler’de bir daire alarak kendisine verdiğini, çevreden daha çok yer satıldığını duyması üzerine 3.8.1989 tarihli vekaleti 16.12.1994 tarihinde iptal ettirdiğini, davalının işin bitmesine az kaldığını söylemesi üzerine yine beklediğini, 1996 yılında tekrar konuştuklarında davalının ev verdim, payını aldın diyerek başka bir şey vermeyeceğini söylediğini, bu kez 14.5.1996 tarihinde diğer vekaleti de iptal ettirdiğini, davalının kendisini ve ailesini tehdit ederek üzerlerinde baskı kurduğunu, ileri sürerek davalının vekaletini kullanarak sattığı taşınmazların değerinin tespiti ile hissesine düşen miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, süresinde verdiği cevap dilekçesi ile dava konusu işlemin 1994 tarihinde yapıldığını, dava tarihine kadar zamanaşımı süresinin dolduğunu, savunarak davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının vekalet görevini kötüye kullandığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı kardeşinin kendisinden aldığı vekaletname ile sattığı taşınmazlardan elde edilen geliri kendisine vermediği iddiası ile eldeki davayı açmıştır. Davalının davacıya vekaleten tapuda yaptığı en son işlem tarihi 24.3.1994 olup davacı tarafından davalı 16.12.2004 tarihinde azledilmiştir. Davacının verdiği diğer vekalet ise 10.6.1991 tarihli olup bu vekaletname ile işlem yapıldığı ispatlanamamış olmakla beraber söz konusu vekalet de 14.5.1996 tarihinde iptal edilmiştir. Davalının bu tarihten sonra vekaletlere dayanarak bir satış yaptığı hususu da iddia ve ispat edilmemiştir. BK.nun 126/4 maddesi gereğince vekalet akdinden doğan davalar, 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Davacı eldeki bu davayı 29.3.2004 tarihinde açmış olduğuna göre, mahkemece 5 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde esastan hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki mahkemece davanın reddine ilişkin kararı sonucu itibariyle doğru olduğundan kararın gerekçesinin yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/son maddesi gereğidir.
2-Yukarıda açıklanan gerekçeye göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1 nolu bentte yazılı nedenlerle temyiz olunan kararın gerekçesinin yukarıda açıklandığı şekilde değiştirilmek suretiyle hükmün düzeltilerek ONANMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığınapeşin alınan harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 10.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.