YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1981
KARAR NO : 2007/7908
KARAR TARİHİ : 05.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalının aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlattığını,takip dayanağı olan ipotek belgesinde vekili olan Muammer Bayrak’ın kendisi adına borç aldığı ve bu borcun teminatı olarak ipotek verildiğinin yazılı olduğunu, davalıdan borç almadığını iddia ederek takipten dolayı borçlu olmadığının tesbiti ile takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ise davacı tarafından verilen vekalet gereğince resmi şekilde ipotek belgesi düzenlendiğini, vekil olan şahsın şahsi borcu nedeniyle davacı annesine ait taşınmazlara ipotek tesis edildiğini iddia ederek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ipotek senedinden dolayı borçlu olmadığının tesbitine ve takibin iptaline ilişkindir. Davacı 17.03.2004 tarihli ipotek senedinde yazılı olduğu gibi vekili aracılığı ile davalıdan borç para almadığını, teminat olarak da taşınmazlarını göstermediğini, bu nedenle davacıya borçlu olmadığını iddia etmiş, mahkemece usulüne uygun vekaletname ile yetkilendirilen vekilin yaptığı hukuki işlemin vekil edeni bağlayacağı, davalı tarafın borcun kaynağını ispat etmek gibi bir yükümlülüğü olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; davalı 11.07.2005 tarihli
2007/1981-7908
cevap dilekçesinde açıkça davacının vekili olan Muammer Bayrak’ın kendisine şahsi borcu olduğunu, bu nedenle davacı olan annesine ait taşınmazları teminat olarak göstererek ipotek tesis ettiğini savunmuştur. Takip dayanağı olan resmi senette ise “….’den … adına almış olduğu ve alacağı borçlarının teminatı” teşkil etmek üzere … lehine 15.000.000.000 TL bedelle birinci derecede, faizsiz, 02/01/2005 yılında ödenmek üzere…” denilmek suretiyle teminat ipoteği tesis edilmiştir.Davacı davalıdan borç almadığını iddia etmekte, davalıda davacıya borç vermediğini açıkça ikrar ederek resmi ipotek senedindeki beyanını talil etmektedir. Bu durumda geçerli bir vekalete dayansa bile ipoteğin geçerliliğinden söz edilemez. Davacının davalıya borcu olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 5.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.