Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/21 E. 2007/2273 K. 20.02.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/21
KARAR NO : 2007/2273
KARAR TARİHİ : 20.02.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali, inkar tazminatı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davalının kendisine borçlu olduğunu, borcuna karışlık üçüncü şahıstan aldığı senetleri verdiğini, senetlerin sahte çıktığını aralarındaki sözleşmeye dayanarak davalıya karşı takip başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, adli Tıp kurumu raporuna göre sözleşmedeki imzanın davalı el ürünü olduğu ancak sözleşmede alacak miktarı ve dayanağının gösterilmediği, sözleşme içeriğine göre davacının bu sözleşmeye dayanarak icra takibinde bulunamayacağı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davada dayanılan ve 29.5.2005 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuyla altındaki imza davalı el ürünü olduğu anlaşılan 23.5.2001 tarihli sözleşmenin (2) maddesinde “… 2. İcra Müdürlüğünün 2001/2103 esas sayılı dosyasında murat Başman hakkındaki icra alacağının yarısının davacıya yarısın davalıya ait olduğu” kararlaştırıldıktan sonra aynı sözleşmenin (4) maddesinde de “Bu dosyasından dolayı davalının icraya verilemeyeceği, senedin sahte çıkması halinde davacının alacağının davalı tarafından ödeneceği” hükme bağlanmıştır. Hemen belirtelim ki bir sözleşmenin geçerli olabilmesi için borç sebebinin o sözleşmede gösterilmesi gerekti yönünde her hangi bir yasal düzenleme yoktur. Davacının davalının verdiği senetler yönünden
2007/21-2273
… 2. İcra Müdürlüğünün 2001/2103 esas sayılı dosyası ile takip başlattığı ve alacağını tahsil edemediği ve akim kaldığı senet keşideci …’ın evrakta sahtecilik suçundan … Ağır Ceza Mahkemesinden 2004/156 esas sayılı dosyası ile yargılandığı ve bu dosya içerisindeki Adil Tıp Kurumu raporuna göre … 2. İcra Müdürlüğünün 2001/2103 esas sayılı takip dosyasına konu senetlerdeki imzaların bu şahsın el ürünü olmadığı anlaşılmaktadır. Bu davacının 23.5.2001 tarihli sözleşmeye dayanarak davalıya karşı takip başlatmasında engel bir hal bulunmamaktadır. Talep edilecek alacak miktarında bir tereddüt hasıl olur ise az yukarıda zikredilen icra dosyası ve sözleşme hükümleri de birlikte değerlendirilmek suretiyle bilirkişiden rapor alınmalı, davacının alacak miktarı belirlenmeli sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu yönlerin göz ardı edilerek yazılı gerekçe ile davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.