Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/2138 E. 2007/7302 K. 23.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2138
KARAR NO : 2007/7302
KARAR TARİHİ : 23.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalı … … yönünden kabulüne, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalının avukat olduğunu, kocasının … kazasında ölümünden sonra haklarının savunulması için vekaletname verdiklerini, İzmir 5…. mahkemesinde davalının takip ettiği dava sonucunda kendilerine ödenecek tazminat için davalının bilgileri dışında dava dışı Tedaşın lehlerine gönderdiği 128000,00 Ytl tazminatı davalının tahsil ettiğini,aralarında ücret sözleşmesi bulunmadığını, kendilerine 73.350,00 YTL ödendiğini karşılığında 31.3.2004 tarihli ibranamenin imzalatıldığını ,davalının hesap dökümü çıkarmadan ibraname imzalattığını geçersiz olduğunu,diğer davacı …ın bu ibranameyi imzalamadığından onun hakkında da geçerli olamayacağını ileri sürerek eksik ödenen 44000,00 YTL nin tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı ,davacılar lehine dava dışı Tedaşın 29.3.2004 tarihinde yatırdığı paranın 31.3.2004 tarihinde davacılara ödendiğini, karşılığında ibraname aldığını ,davacıya ödeme yapılırken vekalet ücreti alacağını da gönderilen paradan aldığını davacı …’nın bürodan ayrılırken elinde 113.108,00YTL olduğunu ,savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece ,31.3.2004 tarihli ibraname geçerli kabul edilerek davacı … ve diğer davacı küçük … yönünden açılan davanın reddine,diğer davacı … İbraname tarihinde reşit olduğundan vekilin tahsil ettiği parayı usulüne uygun ödeme yapmadığı kabul edilerek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın … yönünden Kabulü ile davalının icra dosyasına yaptığı itirazın 16.238,89 YTL üzerinden iptaline,davacı lehine % 40 icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm davacıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacıların murisinin …’ta çalışırken … kazası geçirdiği ,davacıların vekili olarak davalı avukatın … aleyhine tazminat davası açıp 128.000 YTL yi …’… tahsil ettiği tartışmasızdır.Davalı tahsil ettiği bu miktarın 113.108,00 YTL sini davacılara ödeyip bakiyesini de vekalet ücreti olarak mahsup ettiğini savunmuş ve 31.3.2004 tarihli ibranameye dayanmıştır.İbranamedeki yazıların sonradan ilave edildiğinin davacılar tarafından ileri sürülmesi üzerine mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış ,23.3.2005 tarihli İzmir Kriminal Sahtecilik ,Grafoloji ve Balistik Uzmanı tarafından düzenlenen raporda,”31.3.2004 tarihli “… … “ imzalı belgenin 11.satırındaki “tam ve koşulsuz olarak ibra ederim “ ibarelerinden sonra devam eden “Av….’den =yüzyirmisekiz milyar beşyüzmilyonlira= nakden teslim aldım “ ibareli el yazılarının bulundukları bölüme sonradan ,aynı şahıs tarafından ve aynı kalemle ilave edildiğini belirtmiş ,rapora itiraz üzerine Adli Tıp Kurumundan 3.6.2005 tarihli alınan raporda “inceleme konusu belgede ilave edildiği bildirilen son satırın belgedeki diğer yazılara kıyasla daha sıkışık konumda yazıldığı saptanmakla birlikte,cihaz görüntülerinden ,satır aralığı,kalem ucu kalibresi, fulaj izi ,mürekkep renk tonu bakımından bulundukları yere sonradan ilave edildiği kanaatine varılamadığı,farklılık saptanamadığı sonucuna varılmıştır.İbranameye bakıldığında davalı avukatın,…’nın kendisi,oğlu ve kızı adına avukattan İzmir 12. icra müdürlüğünün 2003/11506 sayılı dosyasını ayrıntılı inceleyerek tüm giderleri 29.3.2004 tarihine kadar işlemiş kademeli yasal faz ve sair tahsilatlarla birlikte 31.3.2004 tarihinde avukatlık bürosunda nakten ve tamamen aldığı ve bu nedenle de avukatı tam ve koşulsuz olarak ibra ettiği yazıldıktan sonra da “Av….’den =128500 ,00 YTL nakten teslim aldım” denilmiş ise de bu son cümlenin çıplak gözle dahi diğer beyanlardan farklı olduğu belgenin bütünlüğünü bozduğu anlaşılmaktadır.Bir ibranameden söz edilmesi için ibra edilen miktarın o ibranamede açıkça belirtilmesi gerekir.Oysa az yukarıda belirtildiği gibi ibranamede çıplak gözle dahi sonradan ilave edilen ve 128.500,00 YTL teslim alındığı yazılı olduğu halde davalının cevap lahiyasında davacılara 113.500.00 YTl ödediğini belirttiğine göre davalının bu açık ikrarı belgedeki son cümlenin sonradan ilave edildiğinin kabulünü gerektirir.Her ne kadar Adli Tıp Raporunda sonradan ilave edildiğine dair kanaati oluşmadığı mütelaa olunmuşsa da ,bu açıklamalar karşısında Adli Tıp ‘ın görüşüne itibar edilmesi mümkün değildir. Bu durumda davalının davacılara ödediği miktarı yasal delillerle kanıtlaması gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
3- İcra İflas Kanunu 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine, itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı aleyhindeki icra takibine itiraz edilerek işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın … miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında somut olayda takip konusu alacak değerlendirildiğinde, asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece bu istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda birinci bent gereğince davalının tüm davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde 220.00 YTL.nın davalıya, 13.10 YTL.nın davacıya iadesine, 23.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.