Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/2619 E. 2007/6256 K. 07.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2619
KARAR NO : 2007/6256
KARAR TARİHİ : 07.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın konusu olmadığına karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 1987 yılında satın almış olduğu arsanın kadastro çalışmaları neticesinde orman sınırları içinde kaldığını öğrendiğini, davalının, Orman İdaresi ile olan sorunu giderebileceğinden bahisle kendisine 27.6.2000 tarihli iki adet sözleşme imzalattığını, ancak bu konuda hiçbir çabasının olmadığını ileri sürerek, her iki sözleşmenin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazın 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılmasını beklediğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, orman niteliğindeki bir arazinin satışının mümkün olmaması nedeniyle sözleşmenin batıl olduğu, batıl olan sözleşmenin de iptalinin istenemeyeceği kabul edilerek, “davanın konusu mümkün olmadığından karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulmuş, verilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 27.6.2000 tarihli iki adet harici satım sözleşmesine konu olan taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı, Çevre ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğünün 5.9.2006 tarihli yazısı ve davacının Orman Kanununa muhalefet suçundan cezalandırıldığı 11.12.2003 tarihinde kesinleşen 2000/33 E. 2002/86 K. sayılı Türkeli Sulh Ceza Mahkemesi kararı ile anlaşılmakta olup, orman niteliğindeki bir taşınmazın satışına ilişkin sözleşme de geçersiz olduğundan taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu durumda taraflar sadece verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler. Dava konusu olayda davacı,
27.9.2000 tarihli her iki sözleşmenin iptalini talep etmiş olup, mahkemece geçersiz olan her iki sözleşmenin de “geçersiz olduğunun tesbitine” karar verilmesi gerekirken, “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 7.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.