YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2641
KARAR NO : 2007/6258
KARAR TARİHİ : 07.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, idareye ait olan taşınmazda davalının 15.3.2005 tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, meydana gelen ekonomik değişimler nedeniyle 219,00 YTL aylık kira bedelinin çok düşük kaldığını ileri sürerek, aylık kira bedelinin 1.500,00 YTL olarak tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, … … İl Müdürlüğünün tüzel kişiliğinin bulunmadığını savunarak, davanın öncelikle husumet, kabul edilmediği takdirde ise esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı olarak gösterilen … … İl Müdürlüğünün tüzel kişiliğinin olmadığı, bu nedenle taraf ehliyetine sahip olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, hakem sıfatıyla açılmıştır. Davacı, 6.7.2006 tarihli celsede, tevzi sırasında dosyanın en kıdemli hakim sıfatı ile 4.Asliye hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken yanlışlıkla 5.Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiğini belirterek, görevsizlik kararı verilmesini talep etmiştir. 3533 sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince hakem sıfatıyla bakılacak davalarda o yerin yüksek dereceli hukuk mahkemesi başkanı veya hakimi davaya bakmakla görevli olup, …’te en kıdemli hakimin hangi mahkemeye baktığı dosyadan anlaşılamadığından, davacının bu talebinde haklı olup olmadığı denetlenememektedir. Öte yandan 3533 Sayılı Kanunun 1. maddesi “Umumi, mülhak ve hususi bütçelerle idare edilen daireler ve belediyelerle sermayesinin tamamı Devlet’e veya belediyelere veya hususi idarelere ait olan daire ve müesseseler arasında çıkan ihtilaflardan adliye mahkemelerinin vazifesi dahilinde bulunanlar 3533 sayılı Mecburi Tahkim Kanununda yazılı tahkim usülüne göre halledilir” hükmünü içermektedir. Davalı kurum 3533 sayılı kanunda tarif edilen genel, katma ve … bütçeli idarelerden olmadığı için dava konusu uyuşmazlığa hakem sıfatı ile bakılamaz. Ne var ki dava, hakem sıfatıyla açılmış olup, bu konudaki görevsizlik kararının da, hakem sıfatıyla açılan davalara bakmakla görevli mahkeme hakimi tarafından verilmesi gereklidir. O halde …’de en kıdemli hakimin 5.Asliye Hukuk mahkemesi hakimi olması halinde, davaya hakem sıfatıyla bakılamayacağından, başka bir ifade ile davada genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, en kıdemli hakimin başka bir mahkeme hakimi olması halinde ise, hakem sıfatıyla açılan bu davanın tevzi sırasında yanlış mahkemeye gönderilmiş olması nedeniyle yine mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gereklidir. Mahkemeye ilişkin dava şartlarından birinin yokluğu halinde, mahkemenin bu davaya bakmasına ve diğer dava şartlarını incelemesine gerek kalmayacağından, davada öncelikle mahkemeye ilişkin dava şartlarının aranması zorunludur. Bunların kendi aralarındaki inceleme sırası da, yargı yolu, görev ve kamu düzenine ilişkin yetki şeklindedir. Mahkemeye ilişkin dava şartlarından sonra taraflara ve en son olarak da dava konusuna ilişkin dava şartları inceleme konusu yapılmalıdır. Dava ehliyetinin incelenmesi, görevli mahkemeye ait olduğundan, tarafların dava ehliyetine sahip olup olmadıklarına da ancak görevli mahkemece karar verilebilir. Mahkemece az yukarda açıklanan her iki halde de ancak farklı gerekçelerle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davalının taraf ehliyetine sahip olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 7.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.