YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2791
KARAR NO : 2007/8210
KARAR TARİHİ : 08.06.2007
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı tarafından yapılan ve satış suretiyle mülkiyeti şahıslara geçen bina ve Sosyal tesislerdeki yapılması gereken bir kısım imalatların yapılmadığı bir kısmının de eksik ve hatalı imal edildiği gerekçesiyle fazlaya dair haklarını saklı tutarak önce 90.000.000.000 Tl. ve yargılama aşamasında verdiği ıslah dilekçesiyle de 857.726 YTL. tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacının davasını ilk yenilemeden itibaren 2 defa takipsiz bıraktığı gerekçesiyle HUMK.nun 409/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden davacının ilk olarak 10.5.2002 tarihli celsede duruşmaya gelmediklerinden dosyanın işlemden kaldırıldığı 8.8.2002 tarihli dilekçe ile yenilendiği daha sonra 9.5.2003 tarihli oturuma da giremediklerinden dosyanın ikinci kez işlemden kaldırıldığı ve davacı tarafın bu kez verdikleri 4.8.2003 tarihli dilekçe ile yenilendiği daha sonra da 16.4.2004 tarihli celsede duruşmaya giremedikleri için dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, bunun üzerine davacı vekilinin süresinde 19.4.2004 tarihli dilekçe ile “eski hale getirme ve yeniden duruşma açılması talebinde” bulunduğu bunun üzerine Mahkemece talepleri haklı görülerek, 18.6.2004 tarihli kararla “mahkemenin 16.4.2004 tarihli oturumundaki kararının ve işlemin yok sayılmasına ve
2007/2791-8210
talep halinde yeni oturum günü tayinine” karar verildiği ve bunun sonucunda talep üzerine yeni oturum günü tayin edilip yargılamaya devam edildiği, Davacı tarafın bundan sonraki bütün oturumlara katıldığı, ancak 13.4.2004 tarihli son oturumda davacı vekilinin duruşmaya gelmesine rağmen HUMK.nun 409/son fıkrası gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği açıkça anlaşılmaktadır.
Gerçekten HUMK.nun 409/son fıkrası gereğince; daha önce aynı maddenin birinci ve ikinci fıkraları gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir. Ancak somut olayda davacı vekili duruşmanın 16.4.2004 tarihli oturumuna gelememesi üzerine, HUMK.nun 166 ve devamı maddeleri gereğince bu tarihte verilen “işlemden kaldırma” kararın geri alınması için süresinde eski hale getirme talebinde bulunmuş ve özel rapor, resmi rapor ve resmi reçetelere dayalı bir talebinin mahkemece haklı bulunarak 18.6.2004 tarihli kararla mahkemenin 16.4.2006 tarihli “işlemden kaldırmaya” dair karar ve işleminin yok sayılmasına karar verilmiştir. Mahkemenin eski hale getirme talebinin kabulüne dair bu kararı , talebin dayanakları karşısında doğru bulunmuştur. Bu durumda HUMK.nun 409 maddesindeki davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesi şartlarının gerçekleştiğinden bahsedilemez. Bu nedenle mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 8.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.