YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2800
KARAR NO : 2007/7907
KARAR TARİHİ : 04.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı üçüncü kişilerin vekili olarak davalıdan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile taşınmaz satın aldığını, davalının davacının hulus ve saffetinden faydalanarak, olmayan bir taşınmazı, mevcutmuş gibi göstererek sattığını taşınmazın tapusunun bu güne kadar devredilmediğini belirterek uğradığı zarar karşılığı şimdilik 100.000,00 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, vekalet akdinden doğan davaların BK 126/4 maddesi gereğince 5 yılllık zamanaşımına tabi olduğu, dava tarihi itibariyle zaman aşımının dolduğunu, sözleşmenin halen geçerli olduğunu savunarak davanın reddine dilemiştir.
Mahkemece; davalının 6.6.1997 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesini 3.sahısların vekili sıfatıyla yaptığını, davanın 11.10.2006 tarihinde açıldığı ve BK 126 maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın zamanaşımından reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava dışı … … n vekili sıfatı ile davalı … ile davacı arasında tapulu taşınmazın satışı için noterde 6.6.1997 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapıldığı, taşınmazların tapusunun davacıya devredilmediği, bunun üzerine davacının vekil aleyhine iş bu davayı açtığı dosya içeriği ile sabittir.
Mahkemece, davacı ile davalı arasında vekalet akdi
2007/2800-7907
olduğu ve BK 126/4 maddesinde öngörülen 5 yıllık süre geçtiği için davanın reddine karar verilmişsede davacı ile davalı arasında vekalet akti bulumamaktadır. Vekalet akti davalı ile dava dışı tapu malikleri arasındadır. Bu nedenle davacı ile davalı arasındaki ilişkiyi vekalet akti olarak kabul edip davanın zamanaşımından reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne varki satışa konu taşınmazlar dava dışı üçüncü kişiler adına kayıtlı olup davalı taşınmazları bu kişilere vekaleten sattığından BK 32-386 maddeleri gereğince husumetin bu kişilere yöneltilmesi gerekir. Vekile husumet yöneltilemez. Davanın, davalı yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekir. Ancak; mahkemece dava reddedilmiş olduğundan hükmün gerekçesinin bu şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek sonucu doğru olan hükmü HUMK 438/son maddesi gereği onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenle davacı tarafından temyiz olunan hükmün gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 4.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.