YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3063
KARAR NO : 2007/8963
KARAR TARİHİ : 25.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … gelmiş, davalı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait olan … Hava Limanındaki Charter terminali gelen yolcu karşılama holünde bulunan büfeyi 22.1.1996 tarihli kira sözleşmesi ile davalı idareden kiraladığını, büfeyi kullanırken davalının kira ve masraflardan payına düşen miktarda ödemediği gerekçesiyle aleyhine icra takibi yaptığını ve bilahare tahliye davası açtığını tahliye davasının reddedilerek kesinleştiğini, davalının açtığı bu davalar ile kendisini sindirerek tahliye etmeyi amaçladığını ve 1999 yılı eylül ayında büfeden zorla tahliye edildiğini ve tahliye tarihinden bu yana büfeyi çalıştıramadığı için kazanç kaybına uğradığını ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 20.000,00 YTL maddi tazminatın ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı, idari yargının görevli olduğunu, zamanaşımı süresinin dolduğunu, havalimanı C terminalinin 16.1.2000 tarihinden itibaren uçak ve yolcu trafiğine kapatılması nedeniyle davacının büfeyi kendi isteği ile tahliye ettiğini ve havalimanında başka bir yerin tahsisi için taleptede bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusu büfenin davacının elinden zorla alındığı, kira ilişkisinin devam ettiği davacının uğradığı 2007/3063-8963
zarara ilişkin alınan bilirkişi kurul raporuna itibar edilmesi gerektiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı ile davalı idare arasında aktedilen 22.1.1996 başlangıç tarihli ve 31.12.1996 tarihine kadar süreli kira sözleşmesi ile Charter terminali gelen yolcu karşılama holünde bulunan büfenin davacıya kiralandığı anlaşılmaktadır. Davacı büfeden 1999 Eylül ayında zorla tahliye edildiğini ileri sürerek dava tarihine kadar oluşan kazanç kaybından şimdilik 20.000,00 YTL’nin tahsilini istemiştir. Davalı ise davacının büfeyi kendi isteği ile tahliye ettiğini, 16.1.2000 tarihinde dava konusu büfenin bulunduğu C terminalinin uçak ve yolcu trafiğine kapatıldığını savunmakta olup, davacı terminalin kapatıldığına dair davalının bu savunmasına karşı koymamıştır. Davalının, davacı aleyhinde yaptığı icra takibi sonucu cebri icra marifetiyle davacının tahliye edildiği bu davada ileri sürülmemiştir. Hemen belirtmek gerekirki; davacı zorla tahliye edildiğine dair iddiasını yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. Oysa ki davacı zorla tahliye edildiğine dair yasal delil sunmamıştır. Bu itibarla davacının zorla tahliye edildiğine dair iddiasının kanıtlandığının kabulüne olanak bulunmamaktadır. Öte yandan taraflar arasında aktedilen sözleşmenin eki hususi şartlar bölümünde 14/9 maddesinde hizmet yerinin değiştirilmesinde ve tadilatların yapılmasında idarenin tam yetki ve hakka sahip olduğu, kiracının hiç bir surette bu yetki ve hakları kısıtlayıcı hak ve iddiada bulunamayacağı da kararlaştırılmıştır. Davacı C terminalinin uçak ve yolcu trafiğine kapatılmasından dolayı davalıdan ayrı bir yer tahsisi talebinde bulunduğunu da iddia ve ispat etmemiştir. Nitekim dosya içinde bulunan diğer mahkemelere ait karar örneklerinin incelenmesinde, davalı idarenin mahkeme kararıyla da olsa havalimanında bulunan diğer büfelerin müstecirlerine yeni yerler tahsis ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece az yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması usül ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
B.K. nun 98. maddesi yollaması ile aynı yasanın 44. maddesi uyarınca davacnın zararının artmaması için gerekli önlemleri alması zorunludur. Bu itibarla davacının aynı nitelikteki bir yeri ne kadar zamanda kiralayabileceğine dair bilirkişiden rapor alınarak belirlenecek bu süredeki kar kaybına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması da kabul şekli bakımından usül ve yasaya aykırıdır
2007/3063-8963
3-Yukarıda 1’nci bentte açıklanan bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1’nci bentte açıklanan nedenle; temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 25.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.