YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3101
KARAR NO : 2007/7931
KARAR TARİHİ : 05.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya kömür sattığını, davalının borcunu ödemediğini, 7.186.649.600 Tl. asıl alacak ve 1.435.000.000 TL. işlemiş faiz yönünden girişilen takibe de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, yargılama sırasında borcun 3.950. YTl.lık kısmının ödendiği gerekçe gösterilerek asıl alacağın 4.529. YTl. na indirilmesine, bu miktar üzerinden takip tarihinden faiz yürütülmesine inkar tazminatı ve işlemiş faize ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı alacaklı davalıya karşı Diyarbakır 2. İcra Müdürlüğünün 2004//5829 esas sayılı takip dosyası ile 7.186.439.600 Tl.nın ve işlemiş faizinin tahsili amacıyla takip başlatmış; davalı ise süresi içerisinde 23.8.2004 gününde verdiği itiraz dilekçesinde borcun tamamına itiraz ettikten sonra bilahare, yargılamanın devamı sırasında 7.3.2006 tarihinde davacı hesabına 3.950.000.000 TL. ödemede bulunmuştur. Her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir ve sonuçlandırılır. Somut olayda davalı kısmi ödemesini icra takip tarihinden ve dava tarihinden sonra 7.3.2006 gününde yaptığına göre icra takip tarihinden ödeme tarihine kadar bu miktar alacak yönünden faize hükmedilmesi ve yine kendisini davada vekil ile temsil ettiren davacı yararına vekalet ücretine de hükmedilmesi gerekirken bu yönlerin gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2007/3101-7931
2-İİK 67/2.maddesi hükmünce icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kavuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu yanlız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir, durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulu zorunludur. Öte yandan alacağın mutlaka bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan bu kurallar ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece inkar tazminatı isteminin reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci ve ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 5.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.