YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3190
KARAR NO : 2007/8317
KARAR TARİHİ : 12.06.2007
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile 28.11.1998 tarihinde yaptığı sözleşe ile 15 yıl süreli devre tatil hakkını 4.000 Dolara satın aldığını, parayı ödediğini, devre tatil sisteminin sağlıklı çalışmadığını, sözleşme gereğince yapılması gereken RCI işlemlerinin yapılmadığını ileri sürerek sözleşmenin iptalini, ödediği bedelin %20 sinin tenzili ile 5.339,00 YTL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiş, Açtığı karşılık dava ile de onarım ve KDV borcu olarak 2.858,64 YTL’nin tahsilini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise asıl dava içerisinde değerlendirilip mahsup edildiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının açtığı alacak davasına karşı dava olarak açılan alacak davasında, davalının isteklerinden bir kısmı kabul edilerek davalının istediği miktardan düşülmek suretiyle asıl dava kısmen kabul edilmiş, karşı dava hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkeme kararında HUMK’nun 388 maddesi uyarınca iki tarafın iddiası ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller ve delillerin tartışması ret ve üstün tutma sebepleri sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep istek sonuçlarından her biri hakların mümkünse sıra numarası altında birere birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta dava ve karşılık dava olmak üzere
2007/3190-8317
iki ayrı dava vardır. Mahkemece, karşılık davadaki taleplerin bir kısmı sabit görülmüş ancak bu kısım asıl davadaki davacı alacağından mahsup edilerek karşılık dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Açılan her bir dava diğerinden bağımsız olup her bir dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Davalı, davacıdan olan alacağı için karşılık dava açtığına göre mahkemece takas ve mahsup işlemi yapılamaz. Mahkemece her iki davanın ayrı ayrı hüküm altına alınması gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bent gereğince hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.