YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3240
KARAR NO : 2007/7096
KARAR TARİHİ : 22.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı banka, davalılardan … ile Tüketici Kredi sözleşmesi imzaladıklarını,diğer davalıların da bu sözleşmede kefil olduklarını, borcun ödenmemesi nedeniyle başlattıkları icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini iddia ederek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar, borca değil takip miktarının belirsizliğine itiraz ettiklerini, davacının aynı icra dosyası üzerinden iki ayrı takip talebi ile ödeme emri gönderdiğini, borç miktarlarının farklı olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın tüketici kredisi alacağından kaynaklandığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, banka tarafından açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı alacağının tahsili için başlattığı icra takip dosyasında değişik tarihlerde, dayanağı “kredi kartı sözleşmesi” olduğunu belirterek ve de farklı miktarları takip konusu yaparak talepte bulunmuş, davalılar tarafından her iki ödeme emrine de kredi kartı sözleşmesinden dolayı talep edilen kadar borçları bulunmadığı belirtilerek itiraz edilmiş hatta kredi kartı borcu nedeniyle talepte bulunulduğu gözetilerek borcun bir kısmı da kabul edilmiştir. Bu durumda mahkemece öncelikle davalılar tarafından imzalandığı iddia edilen her iki sözleşme getirtilerek, davacının hangi sözleşmeden dolayı talepte bulunduğu açıklattırılmalı, kredi kartı üyelik sözleşmesinden dolayı talepte bulunduğunu açıklaması halinde genel mahkemelerin görevli olduğu hususu gözetilmeli, tüketici kredi sözleşmesinden dolayı talepte bulunduğunu açıklaması halinde ödeme emrinde gösterilen borç sebebine göre davalıların itirazlarının haklı olup olmadığı ve bir kısım davalıların da kefil oldukları değerlendirilmelidir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların sair itirazların incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 22.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.