Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/332 E. 2007/5345 K. 16.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/332
KARAR NO : 2007/5345
KARAR TARİHİ : 16.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … … gelmiş davalılar tarafından gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatlın sözlü açıklamalası dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, su/ksub abonesi olan davalının tahakkuk eden bedeli ödemediğini ileri sürerek toplam 15.986.414.000 TL su/ksub bedelinin tahsilini istemiştir.
Davalı, aboneliğin kurulu olduğu binanın müteahitliğini yaptığını, abone kendisinin olmasına rağmen suyu kullanan kişilerin iş hanında bulunan diğer kişiler olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, tarafların borcun miktarı hususunda anlaştıkları ve borcu taksitlendirdikleri gerekçesiyle konusu kalmayan iste hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 859,32 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelerden, davalının su abonesi olduğu iş hanında kullanılan su bedelini ödemediği anlaşılmaktadır. Dairemizin istikrar kazanmış uygulamaları ve yürürlükteki yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde abone olan davalının tahakkuk eden su bedeli ve 2007/332-5345
ferilerinden sorumlu olduğunda duraksama bulunmamalıdır. Su bedelini ödemeyen davalı abonenin eldeki davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin kabulü bu bağlamda zorunludur. Yargılama aşamasında tarafların borcun miktarı ve taksitlendirilmesi hususunda anlaşmış olmaları da bu sonucu değiştirmemektedir. Tarafların bu hususunda anlaşmış olmaları nedeniyle de konusu kalmayan eldeki dava hususunda karar verilmesine yer olmaması şeklinde sonuçlanan davada, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi, davaya davalının sebep olduğu gözetildiğinde usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir. Mahkemece, değinilen bu yön göz ardı edilerek davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; mahkemece kararın hüküm bölümünün üç numaralı bendin karardan bütünüyle çıkartılarak yerine aynen (davalı dava açılmasına sebebiyet verdiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına) sözlerinin yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 500.00 YTL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 16.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.