Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/3323 E. 2007/5360 K. 16.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3323
KARAR NO : 2007/5360
KARAR TARİHİ : 16.04.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Bakanlığa bağlı muhtelif birimlerin su abonesi olduğunu, ancak davalının tahakkuk eden su ve atık su bedelini ödemediğini ileri sürerek 59.579.227.000 Tl. su ve atık su bedeli bakiyesi gecikme cezası ve gecikme cezasının KDV.si olmak üzere toplam 215.562.818.729 TL.nın tahsiline, asıl alacağa 26.6.2003 tarihinden itibaren gecikme zammı uygulanmasını ve KDV.si eklenmesini istemiştir.
Davalı, davacının talebinin ayrıntılı açıklama içermediğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, … Temizlik Vergisi kapsamında bulunan atık su bedelinin istenemeyeceğini, davacının kuruluş kanununda 6183 sayılı yasaya atıfda bulunulmaması nedeniyle gecikme cezası istenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle 59.189.330.000 Tl. asıl alacak ve 155.973.149.020 Tl. gecikme cezasın tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden infaz tarihine kadar 6183 sayılı yasaya göre hesaplanarak gecikme zammı ve gecikme zammı KDV:nin tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalıya bağlı muhtelif birimler ile davacı arasında 9 adet su abonelik sözleşmesi olduğu ve davacın bu sözleşmelere
dayanarak davalıdan talepte bulunduğu anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki davacı kurumun kuruluş kanununda alacaklarına 6183 sayılı yasa uyarınca gecikme cezası uygulanacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Bu itibarla davacı kurum alacağına 6183 sayılı yasa uyarınca gecikme cezası uygulanabilmesi için abonelik sözleşmesinde bu yönde bir hüküm bulunması gerekir. Dosya içinde bulunan abonelik sözleşmelerinin incelenmesinde davacı kurum ile davalı Bakanlığa bağlı birimler arasında düzenlenen 46881, 100732,131891, 716683 numaralı abonelik sözleşmelerinde 6183 sayılı yasada belirtilen gecikme cezalarının uygulanacağına dair bir hükmün bulunmadığı, 6183 sayılı yasaya atıfta bulunan 2356, 6006, 65476, 665070 numaralı sözleşmelerin ise 21.8.2001 tarihinde, 1075109 numaralı sözleşmenin ise 10.9.2002 tarihinde imzalandığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla 46881, 100732, 131891, 716683 numaralı aboneliklerden kaynaklanan davacı alacağına 6183 sayılı yasa uyarınca gecikme cezası uygulaması olanaklı değildir. 1075109 numaralı abonelikten kaynaklanan alacak için ise ancak 10.9.2002 tarihinden 2356, 6006, 65476,665070 numaralı abonelikten kaynaklanan alacak içinde 21.8.2001 tarihinden itibaren 6183 sayılı yasa uyarınca gecikme cezası uygulanabilir. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek bilirkişiden bu hususta rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 16.4.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.