YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3374
KARAR NO : 2007/9471
KARAR TARİHİ : 03.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar davalıların murisi olan …’ın 10.05.2005 tarihinde vefat ettiğini, murisin davacılardan …’ün kardeşi, …’ün kayınbiraderi, ve …’ın da amcasının oğlu olduğunu, murisin sağlığında ailenin en küçük çocuğu olduğu, gözündeki rahatsızlık nedeniyle askerlik yapamadığı için korunup kollandığını, yurt dışında yaşadığını,sık sık Türkiye’ye gelip gittiğini, ailenin güvenini kazandığı için ortak mevduatlarını Temel adına açılan hesaplara yatırarak bu paralarla ilgili her türlü işlem yapma yetkisi verdiklerini, 15.08.2001 tarihinde Avukat …’un bürosunda İmar Bankasında açılan hesaplardaki paraların kendilerine ait olduğuna dair sözleşme imzaladıklarını ve davalılar murisine de bu paraları idare etmesi karşılığında yılda 300 DM ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığını, İmar Bankasının fona devrinden sonra bu hesabın … Bankasına aktarıldığını, …’in ölümü üzerine davalı mirasçılarının bu para üzerinde hak iddia ettiğinden … Bankasında … adına olan hesaptaki paranın kendilerine ödenmesini istemişlerdir.
Davalı … kendi adına ve oğlu küçük …’a velayeten cevap dilekçesinde; davacılar tarafından ibraz edilen ortaklık sözleşmesini kabul etmediğini, yurt dışında olduğu dönemde evine iradesi dışında davacılar tarafından girildiğini, sözleşme içeriğinin doğru olmadığını, murisinin yurtdışında kuyumculuk, nakkaşlık ve market işleri ile uğraştığını, her yurt dışında çalışan insanın kazanabileceği miktarı Türkiye’de İmar Bankasının verdiği yüksek faiz ile değerlendirdiğini, murisin kardeşi olan davacıların Türkiye ‘de yaşayıp bu parayı kazanabilecek maddi güçleri olmadığını, gecekonduda yaşadıklarını, murisin ailesinin çocuğunu da alarak kendisini mirastan mahrum etmek istediklerini, murise ait ev ve arsa içinde murisin … ve ağabeyinin sahte belgelerle aleyhine tapu iptali tescil davaları açtıklarını, Türkiye’de yaşayan davacıların yurt dışında yaşayan iddialarına göre kendisini geçindiremeyen akrabalarına Türkiye de bulunan banka hesabına paralarını değerlendirmesi için verdiklerini iddia etmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece sözleşmedeki imzanın davalılar murisine ait olduğu, sözleşmenin sonradan doldurulduğu, silinti, kazıntı yapıldığı da isbat edilemediği, tanık beyanları ile de doğrulandığı kabul edilerek davanın bankaca bildirilen miktar üzerinden kısmen kabulüne, 476.320,04 YTL nın davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalılar murisi ile imzalanan sözleşmeye dayanan alacak davasıdır.Davalılar murisi ile davacılar arasında düzenlenen 15.08.2001 tarihli sözleşmedeki … adına atılan imzanın murise ait olduğu tesbit edilmiştir. Sözleşmenin … şartlar 1. maddesinde İmar Bankası Başkent şubesinde … adına hesap açıldığı belirtildiğinden mahkemece bu tarih öncesi ve sonrasına ilişkin muris adına açılan hesapların açılış ve kapanış tarihlerine ilişkin belgeler getirtilmiş ise de; ilk açılan hesabın ne miktar olduğu, sonra açılan hesaplara bu paranın nemaları ile aynen aktarılıp aktarılmadığı, 23.01.2001 tarihinde davacılar ile muris adına açılan müşterek hesabın ilk açılan hesaptan aynen aktarma ile devam edip etmediği, döviz hesaplarının TL karşılıkları, davacıların 03.04 2006 tarihli dilekçelerinde açıkladıkları dava dışı murisin … ve ağabeyin gönderdiğini iddia ettiği paranın bu hesaplara ilave edilip edilmediği, kısacası hesapların ayrıntılı incelemesi yapılmamıştır. Mahkemece konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak hesap hareketleri, döviz hesaplarının açılış ve kapanış tarihlerinde TL karşılıkları taraf, mahkeme ve
Yargıtay denetimine uygun şekilde açıklığa kavuşturulmalı ortaya çıkan sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davalıların sair itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, ikinci bentte açılanan nedenlerle davalıların sair itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 500 YTL. duruşma avukatlık parasının davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 3.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.