Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/3581 E. 2007/7834 K. 04.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3581
KARAR NO : 2007/7834
KARAR TARİHİ : 04.06.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait taşınmazı 24.1.2001 tarihli sözleşme ile kiraladığını, sözleşmenin 3.maddesi gereğince 4.4.2001 tarihinde feshi ihbarda bulunarak mecuru 30.6.2001 tarihinde hasarsız olarak tahliye ettiğini, ancak depozitonun iade edilmediğini ileri sürerek, 3500 dolar depozitonun faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının, kira döneminin bitiminden 3 ay öncesinden bildirimde bulunmak şartıyla fesih hakkının bulunduğunu, bu şarta uymadığından feshin geçersiz olduğunu, anahtar tesliminin yapılmadığını, mecura hasar verildiğinin de tesbit raporu ile belirlendiğini, depozitonun iadesi koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini dilemiş, birleşen davalar ile de; dönem sonu olan 1.2.2002 tarihine kadarki kira bedelleri için başlatılan takiplere yapılan itirazların iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl dava açısından hasar bedelinin mahsubu ile 1877 dolar depozitonun davalıdan tahsiline, birleşen 2002/228 esas sayılı dava açısından 233 Dolar asıl, 11 Dolar işlemiş faiz üzerinden itirazın iptaline, birleşen 2002/1648 E. sayılı diğer davanın ise reddine ilişkin verilen ilk hüküm, davalının temyizi üzerine Dairemizce diğer temyiz itirazları reddedilerek, mecurun 1.7.2001 tarihinde tahliye edildiğinin kabulü gerektiği, kural olarak kiracının dönem sonuna kadarki kira bedellerini ödemekle yükümlü olduğu, ne var ki Borçlar kanununun 98. maddesi delaletiyle 44. maddesi gereğince kiralayanın da mecurun yeniden kiraya verilmesi için gerekli çabayı göstermesi gerektiği, bu nedenle mahkemece mecurun aynı şartlarla ne kadar zamanda yeniden kiraya verilebileceğinin, taraf ve Yargıtay denetimine

2007/3581-7834
elverişli bilirkişi raporu ile belirlenerek, tahliye tarihinden, belirlenecek bu tarihe kadarki kira bedellerinden kiracının sorumlu tutulması gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez, birleşen 2002/228 E. sayılı dava yönünden, 10500 Dolar asıl, 263 Dolar takip öncesi faiz olmak üzere toplam 10763 Dolar üzerinden takibe itirazın iptaline, birleşen 2002/1648 E. sayılı dava yönünden ise, 1750 Dolar asıl, 39 Dolar takip öncesi faiz olmak üzere, toplam 1789 Dolar üzerinden itirazın iptaline, bozma kapsamı dışında kalan hususların taraflar için müktesep hak oluşturduğu gerekçesiyle birleşen her iki dava dosyası için inkar tazminatı talebin ise reddine karar verilmiş, hüküm, davalı-karşı davacı tarafından her iki birleştirilen dava yönünden inkar tazminatı nedeniyle temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacının birleştirilen … 2. Asliye Hukuk Mahkemesine ait olan 2002/228 E. sayılı dava ile ilgili temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı-karşı davacının birleştirilen … 2. Asliye Hukuk Mahkemesine ait olan 2002/1648 E. sayılı dava ile ilgili temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dairemize ait 2004/18559 E. 2005/9220 K. sayılı bozma ilamından önceki 4.3.2003 tarihli mahkeme kararında, davalı-karşı davacı tarafından açılarak bu dava ile birleştirilen … 2. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2002/1648 E. sayılı davanın reddine karar verilmiş, davalı-karşı davacı …, davanın kabulü gerektiğinden bahisle hükmü temyiz etmiş, Dairemizce, anılan dava nedeniyle verilen hüküm, araştırmaya yönelik olarak bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda da davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, “bozmadan önceki ilk hükümde inkar tazminatına hükmedilmediği gibi temyiz nedeni de yapılmaması ve Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin de inkar tazminatına değinmeden kararı bozmuş olması” nedenleriyle de, bozma kapsamı dışında kalan kısımların taraflar açısından usulü müktesep hak oluşturduğu belirtilerek, davalı-karşı davacının inkar tazminatı talebinin ise reddine karar veriliştir. Oysa ki, Dairemize ait olan bozma ilamından önceki ilk hükümde, birleştirilen … 2. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2002/1648 E. sayılı davanın reddine karar verilmiş olup, İcra İflas Kanununun 67/2. maddesi gereğince ancak “borçlunun itirazının haksızlığına” karar verilmesi durumunda, başka bir ifade ile “itirazın iptali” davasının
2007/3581-7834

kabulü veya kısmen kabulü halinde alacaklı yararına hükmedilmesi söz konusu olan inkar tazminatının, itirazın iptali davasının tümüyle reddedilmesi durumunda alacaklı yararına hükmedilmesi söz konusu olamayacağı gibi, “itirazın iptali” istemi tümüyle reddedilen alacaklının da, “davanın kabulü gerektiğine” ilişkin temyiz dilekçesinde “inkar tazminatının reddi” hususunu açıkca temyiz nedeni olarak belirtmesi de gerekli olmadığından, davalı-karşı davacı tarafından verilen ilk karara ilişkin temyiz dilekçesinde inkar tazminatından bahsedilmemiş olması, keza Dairemizce de 30.5.2005 tarihli bozma ilamında inkar tazminatı ile ilgili bir hükmün bulunmamış olması, mahkemenin kabulünün aksine inkar tazminatı yönünden taraflardan her hangi biri yararına üsulü müktesep hak teşkil etmez. Bu nedenle mahkemece, davalı-karşı davacı tarafından açılarak bu dava ile birleştirilen ve kısmen kabul edilen … 2. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2002/1648 E. sayılı davada kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden davacı-karşı davalı … yararına %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesi gerekirken, ilk hükümde temyiz konusu yapılmamış olması nedeniyle müktesep hak oluşturduğundan bahisle bu talebin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davalı-karşı davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince temyiz edilen kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 4.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.