YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3587
KARAR NO : 2007/7713
KARAR TARİHİ : 30.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalıya ait 32875 m2 arazilerini tarım yapmak üzere 1.9.2003 başlangıç tarihli, 1.9.2007 tarihine kadar geçerli kira sözleşmesi ile kiraladığını,davalının Ağustos 2005 tarihinde başka bir kiracı bularak taşınmazları kullanmasına engel olduğunu,tarlaları ekip biçemediğini,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.500.YTL yoksun kaldığı gelirin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş,
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının Ağustos 2005 tarihinden, kira sözleşmesinin bitiş tarihi 1.9.2007 tarihine kadar uğranılan gelir kaybı olarak 4353,00 YTL üzerinden davanın kabulüne,karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
B.K.’nun 249/1.maddesine göre kiralayan, kiralananı, kira sözleşmesinde kararlaştırılan amaca uygun ve yararlı bir durumda bulundurmak, o şekilde kiracıya teslim etmek ve kira dönemi içinde de teslim ettiği durumu ile muhafaza etmek zorundadır. Dava konusu olayda davacı kiracının, 1.9.2003 tarihli kira sözleşmesi ile davalı kiralayana ait tarım arazilerini tarım yapmak üzere kiraladığı, davalının da kabulünde olduğu üzere davacı kiracının Ağustos 2005 tarihinden itibaren taşınmazı kullanamadığı sabittir. Davalı, davacı ile anlaşarak süresinden önce kira sözleşmesini sona erdirdikleri iddia etmiş ise de bu iddiasını kanıtlayamamıştır. Kira sözleşmesini davalı … taraflı sona erdirerek davacının kira dönemi sonuna kadar tasarrufunu önlemiştir. Davalı kiralayan tarafından sözleşmenin … taraflı feshedilmesi nedeniyle davacı kiracı yoksun kaldığı gelirin tahsilini talep etmekte haklıdır. Kural olarak kiracı, kira süresinin sona erme tarihine kadar yoksun kaldığı gelirin ödetilmesini isteyebilir. Ne var ki Borçlar Kanununun 98. maddesi yollamasıyla sözleşmeden doğan davalarda da uygulanması gereken 44. maddesi gereğince, kiracının da kiralayanın zararının artmaması için gereken çabayı göstermesi zorunludur. Bu nedenle konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulu aracılığıyla, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin amacı, kira bedeli ve diğer koşullar da gözetilmek suretiyle davacının tahliye tarihinden itibaren ne kadar süre içinde aynı işi yapabileceği bir yer kiralayabileceği hususu araştırılmalı, bu yolla bulunacak süre ile sınırlı olmak üzere ve net gelir üzerinden hesaplanacak kar mahrumiyeti zararına hükmedilmesi gereklidir. Mahkemece, gelirin hesaplandığı, yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 30.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.