Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/3589 E. 2007/7311 K. 23.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3589
KARAR NO : 2007/7311
KARAR TARİHİ : 23.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalının takibe konu edilen senet nedeniyle borçlu olduğunu, yaptığı icra takibine davalıca itiraz edildiğinden takibin durduğunu, ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, itirazın iptaline, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince,İcra İflas Kanunu 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine, itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı aleyhindeki icra takibine itiraz edilerek işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın … miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece bu istemin reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip, hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan gerekçelerle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine ilişkin hüküm kısmının 2 nolu bendinin tümünün hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine, “asıl alacak olan 5877,00 YTl.nın %40 ına tekabül eden 2350,80 YTl. icra inkar tazminütın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” cümlesi yazılarak, kararın düzeltilmesine, düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 383.48 YTl.nın davalıdan alınmasına, 384.00 YTL. peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 23.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.