Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/3925 E. 2007/8359 K. 13.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3925
KARAR NO : 2007/8359
KARAR TARİHİ : 13.06.2007

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının 8.6.2004, 31.10.2004, 3.11.2004, 15.12.2004 tarihli taksitli satış sözleşmelerinden doğan borçlarını ödemediğini,1795,12 YTL asıl alacak,1388,14 YTL% 96 yıllık aylık %8 faiz ve 897,56 YTL cezai şartın tahsili için icra takibi yaptığını ,davalının asıl alacağı kabul edip faize ve cezai şarta itiraz ettiğini,faize ve cezai şarta itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline ,% 40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 4077 sayılı yasanın 6/A maddesinde belirtilen unsurları taşımadığı,bu madde uyarınca satıcının alıcıya muacceliyet uyarısında da bulunmadığından davacının davasının reddine karar verilmiş ; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, yaptığı icra takibinde 1.795,12 YTL asıl alacak 1.388,14 YTL işlemiş yıllık %96 temerrüt faizi ve 897,56 YTL ceza-i şart olmak üzere toplam 4.080,82 YTL alacağın asıl alacağin %96 yıllık faiz yürütülmesi suretiyle tahsılini istemiştir.
Davalı, icra takibinde asıl borcu kabul etmiş, ancak 2007/3925-8359
istenen faiz yürütülecek faiz oranı, ve ceza-i şart için itirazda bulunmuştur.
Taraflar arasındaki taksitli satış sözleşmesinin 4077 sayılı yasanın 6/A maddesindeki koşulları taşımadığı için geçersiz olduğuna dair mahkemenin kabulu ilke olarak doğrudur. Bu nedenle davacı icra takip tarihinden önceki dönem için işlemiş temerrüt faizi ve ceza-i şart isteyemez. Ne varki davalı kabul edilen asıl alacak miktar yönünden icra takip tarihinde temerrüde düşmüş olup, asıl alacak için icra takip tarihi ile asıl borcun ödendiği tarih arasındaki dönem için davacı yasal temerrüt faizi isteyebilir. Mehkemece, icra takip tarihi ile borcun ödendiği tarih arasındaki dönem için yasal faiz yürütülmesine imkan verecek şekilde hüküm kurulması gerekirken davanın tümden reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentle açıklanan nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentle açıklanan nedenle hüküm davacı lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 13.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.