Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/4180 E. 2007/8221 K. 11.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4180
KARAR NO : 2007/8221
KARAR TARİHİ : 11.06.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının muhtelif aboneliklere ait su bedellerini geç ödediğini ancak gecikme cezası ödemediğini, geç ödenen su bedelleri sebebiyle 26.6.2003 tarihine kadar 12.409.989.000 TL gecikme cezası ve 2.118.179.920 TL gecikme cezasının KDV’si olmak üzere toplam 14.528.168.920 TL’nin 26.6.2003 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, bilirkişi raporu gereğince 5.796,69 YTL.nin 25.8.2003 tarihinden itibaren değişen oranlardaki yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalının, üç adet su aboneliğine ait su bedellerini geç ödemesi nedeniyle 6183 sayılı yasada öngörülen gecikme zammı ve gecikme zammının KDV’sini talep etmiştir. Ne var ki davanın dayanağını teşkil eden taraflar arasında düzenlenen, ikisi 18.10.1996 tarihli, diğeri de 8.6.1976 tarihli olan üç adet abonelik sözleşmesinde 6183 sayılı yasa gereğince gecikme zammı istenebileceğine dair bir kararlaştırma bulunmamaktadır. Bu durumda davacı, anılan yasaya göre gecikme zammı isteminde bulunamaz. Ancak, “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereğince davcının zamanında
2007/4180-8221
ödenmeyen alacağı nedeniyle yasal faiz talep edebileceğinin kabulü gerekir. O halde mahkemece bilirkişiden bu yönde ek rapor alınarak sonucuna uygun bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Öte yandan gecikme zammı faiz niteliğindedir. Mahkeme hükmedilen gecikme zammının, “25.8.2003 dava tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle tahsiline” denilmekle faize faiz yürütülmüş olunmaktadır ki, BK.nun 104/son maddesi uyarınca faize faiz yürütülmesi de usul ve yasaya aykırı olup ayrıca bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentde açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentler gereğince temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA11.6 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.